---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Ali Serdar Bolat <serdarbolat@superonline.com>
Tarih: 08 Ocak 2011 13:21
Konu: MGK'yı itibarsızlaştırma operasyonu tamamlandı
Kime:
Kimden: Ali Serdar Bolat <serdarbolat@superonline.com>
Tarih: 08 Ocak 2011 13:21
Konu: MGK'yı itibarsızlaştırma operasyonu tamamlandı
Kime:
MGK'yı itibarsızlaştırma operasyonu tamamlandı
+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
Ali Serdar Bolat 8 Ocak 2011
Bildiğiniz gibi, MGK toplandı, iki dil hakkında bildiri yayımladı. Tek dil tek millet vurgusu yaptı.
Milli Güvenlik Kurulu Başkanı eskiden asker idi. AKP hükümeti sivil başkan atadı.
Yetmedi, kuruldaki asker sayısını azalttı. Askerin sesi kısıldı. Bu bile AKP'yi tatmin etmedi.
Şimdi MGK'ya son darbeyi vurma sırası gelmişti:
MGK bildirisi delinerek geçerliliği ortadan kaldırılacaktı.
Bundan sonra MGK bildirilerini kimse TAKMAYACAKTI, MGK tamamen itibarsızlaştırılacaktı.
İleri Demokrasi yolundaki bu muzzam adım Gül Bey eliyle atıldı.
Operasyon, Gül Bey'in Diyarbakır gezisi ile gerçekleştirildi.
MGK'nın defterini dürecek olan gezi, bölücüler tarafından coşkuyla karşılandı.
Bölücülerin örgütlediği yandaşlar, Gül'e büyük sevgi gösterileri yaptılar.
Yandaş gaz tenekeleri ve görsel beyin yıkayıcılar, olayı "Diyarbakır halkı Gül'ü bağrına bastı" "Gül'e sevgi seli" diye reklam ettiler.
Devlet Bahçeli, AKP hükümetini "İki dilli hayat taleplerine sözde karşı durup el altından destek vermek" ve Gül'ü "MGK bildirisini delmek"le suçladı.
Peki, Gül bildiriyi nasıl deldi?
ULUSAL KANAL'ın haberi
+++++++++++++++++++++
Ulusal Kanal, Gül'ün görüştüğü STK temsilcilerine ulaştı ve ne konuştuklarını sordu. (31 Aralık 2010 haber bülteni)
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, Ulusal Kanal'a şu açıklamayı yaptı:
"Cumhurbaşkanı Gül, "Anadilde eğitim başta olmak üzere tüm talepler zamanla gerçekleşebilir" dedi".
Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, Ulusal Kanal'a şu açıklamayı yaptı:
"Cumhurbaşkanı Gül bize "Anadilde eğitim" gibi taleplerin, bıçakla keser gibi hemen yapılamayacağını, toplumun hassasiyetlerinin göz önüne alınması gerektiğini söyledi"
ZAMAN'ın haberi
++++++++++++++
1 Ocak 2011 tarihli ZAMAN gaz tenekesinin 14. sayfasından okuyalım:
"Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, Gül'ün ziyaretinin "tek dil, tek bayrak" vurgusunun çıktığı Milli Güvenlik Kurulu (MGK) bildirisinin etkilerini hafiflettiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı, dün ilk olarak sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile kahvaltıda bir araya geldi.
İşadamları, "iki dil" talebinin yanlış anlaşıldığını, Kürtçenin şehir hayatında ve kamusal alanda rahatlıkla kullanılabilmesini istediklerini ifade ettiler.
KA-MER Vakfı Başkanı Nebahat Akkoç, Kürtçenin "kültürel bir miras" değil, bir gerçek olduğunu kaydetti.
90 yıldan beri yaşananların bir muhasebesinin yapılmasını isteyen Akkoç, "Kürtçe talebi lüks bir istek değildir. Kürtçe kamusal alanda da konuşulabilmelidir" dedi.
Diyarbakır Baro Başkanı Aktar, Doğu ve Güneydoğu'da bir aidiyet sorununun olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, talepleri anladığını, ancak kullanılan üslubun önemli olduğunu söyledi.
Türkiye'nin dört bir tarafında yaşayan insanların anlayışlarının farklı olduğunu anlatan Gül, "Üslubumuzu yumuşatmalıyız" çağrısı yaptı."
TARAF'ın haberi:
++++++++++++++
7 Ocak 2011 tarihli Taraf gaz tenekesinin manşeti:
ANADİL HAKTIR TANINACAK (Cumhurbaşkanı Diyarbakır'da iki dil için söz verdi)
Galip Ensarioğlu'nun:
"MGK'daki tek vatan, tek dil, tek millet ve tek bayrak vurgusuna anlam veremedik"
sözlerine Cumhurbaşkanı Gül şu yanıtı verdi:
"Anadil haktır, bu hak tanınacak"
Ensarioğlu'nun konuşmasının tamamı şöyle:
"Sayın Cumhurbaşkanım, Kürtlerin vatanın bölünmesi veya ayrı bir bayrakla ilgili talebi olmadı. Ayrı bir resmi dilden söz edilmedi. Bu talepler olmamasına rağmen MGK'daki "Tek vatan, tek dil, tek millet ve tek bayrak" vurgusuna anlam veremedik. Millet vurgusunun yapılmasını Kürtler kendi kimliğinin inkarı olarak algıladı. Bu, milleti geriyor. Bu MGK bildirisi zamansız ve anlamsız oldu. Kazakistan'da 50 bin Kürt için anadilde eğitim hakkı tanındı. Belçika'da, Avrupa'nın birçok kentinde bırakın iki dili, çok dilli tabelalar asılı. Bizde neden olmasın"
Cumhurbaşkanı Gül'ün cevabının tamamı ise şöyle:
(Ensarioğlu'nun eleştirilerini not aldıktan sonra):
"Türkiye'deki farklılıkların bir zenginlik olarak görülmesi gerekir. Anadil bir haktır, bu hak tanınacak. Bu konuda acele edilmemeli ve ortamı gerecek söylemlerden kaçınılmalıdır"
Yani istekler sorun değildi, bu isteklerin söyleniş şekli ve zamanı tepki çekmeyecek şekilde ayarlanmalıydı.
"MGK bildirisi tek dil falan diyor ama siz ona bakmayın, yaygara da yapmayın, bu işler yavaş yavaş olur" diyordu.
İşte MGK bildirisi bu şekilde delindi.
Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, o ülkenin Milli Güvenlik Kurulu'nun bildirisini paspas gibi çiğniyordu.
Cumhurbaşkanlığı'nın açıklaması
+++++++++++++++++++++++++++
İddiaların yayılmasına Cumhurbaşkanlığı'nın tepkisi gecikmedi. Basın Başdanışmanı Ahmet Sever'in yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Sayın Cumhurbaşkanı'nın, sivil toplum örgütleriyle Diyarbakır'da yaptığı görüşmelerde, kamuoyuyla paylaştığı görüşlerin ötesinde bir söylemi olmamıştır."
(7 Ocak 2011)
++++++++++++++++++++++++++
--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
kaliteli slayt grubu
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin