Emperyal Dolar Bitiyor,
Çin Batıya Diz Çöktürüyor
Amerikan ekonomisi belli bir sınıfın çıkarlarını en çoklaştırmaya yönelik olduğundan sistem tıkandı.
Krizler yapısal olduğundan krizlerden çıkmaları olanaksız.
Konut politikası çöktü, arkasından sanayi politikası çöktü, mali politikalar işlemez hale geldi. Yabancı sermaye yatırım politikası yürümez hale geldi. Borç bağımlılığı bastırdı. Savaş masrafları, Amerika’yı ve onun dünya üzerindeki ekonomik etkinliğini en aza indirdi.
Amerika bu açmazlardan çıkmak için Genişletilmiş Kuzey Afrika ve Büyük Ortadoğu Projesine girişti.
Amerika’nın Kuzey Afrika, Doğu Akdeniz ve Kafkaslarda, piyasa ekonomisi kanalı ile kendisine bağlayabilmesi için Türkiye’nin daha ileri ölçüde uşaklaştırılması gerekti. Yani ABD’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika çözümü Türkiye’nin çözülmesinden geçmektedir.
Amerika’nın zaman olarak acelesi buradan kaynaklanır.
Ülkeler “dünyada var olan az talebi” paylaşmak zorunda kaldılar. Dış Pazar olanakları azalınca, “ekonomik milliyetçiliğe” döndüler.
Bu durum aslında, bize anlatıldığı gibi dışa kapanma değildir. Kendi ulusal pazarlarından kendi sermaye gruplarını yaralandırma mekanizmasıdır. Tabi bu durumdan ulusal pazarın her unsuru kazançlı çıkar.
Bunu başka bir şekilde söylersek: Küreselleşmenin de sonu demektir. Dışa açık büyüme masalının da sonudur.
Bu ekonomik gelişmelerin sonucunda Tüm Avrupa ülkeleri Çin Devlet Başkanlarının önünde kuyruğa girdi. Aman ne olur bizimle alış veriş yap, Çin pazarını bize aç demek için.
Önce Fransa Başkanı Sarkozi Çin’e yalvardı. 20 milyar dolar aldı. Arkasından üzerinde güneş batmayan İngiltere gitti. David Cameon Yasak Şehrin önünde Çin/İngiltere anlaşmasını imzaladı. David Cameron 2,7 milyar dolarlık anlaşma için Çin tarihinin önünde eğildiğini belirten imzayı, “Yasak Şehrin Duvarları” önünde attı.
Aynı Avrupa bize, Avrupa’nın önünde diz çöktüğümüzü kafamıza çakmak için Brüksel'in en muhteşem devlet sayında imza attırmışlardı.
Okullarında Mustafa Kemal’i öğreten Çin, Onikinci Beş Yıllık Planını, geçen ay yürürlüğe koydu. Eğer bizde planlamaya devam etmiş olsaydık, onuncu beş yıllık planımızı, tıpkı Çin gibi büyüyerek, yürürlüğe koyacaktık.
Eğer Çin de serbest pazarın anaforuna kendisini bıraksaydı, Avrupa kapılarında yalvarıyor olacaktı. Batının düştüğü konuma düşecekti.
Plan, plansızlığı yendi.
10.11.2010, bulentesinoglu@gmail.com
Bülent Esinoğlu
--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
kaliteli slayt grubu
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin