3 Ocak 2010 Pazar

((slayt izle)) MİLLET İÇİN ÇALIŞMAK!!! - Özkan BOSTANCI

MİLLET İÇİN ÇALIŞMAK!!!

- Şahsi menfaatlerimizden, hasis emellerimizden sıyrılmaya, ancak böyle bütün yılmazlığa, kararlılık ve dayanıklığa, meydana getirilen BÜTÜN BİRLİK VE BERABERLİĞE RAĞMEN; yine en güzel, en şaşmaz, EN DOĞRU ZİHNİYETLERİ VE ÜLKÜLERİ BOZMAYA ÇALIŞACAK İNSANLARA TESADÜF EDİLECEKTİR!..
(23.7.1919)
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
**************************

ATATÜRK her konuda olduğu gibi bu konuda da GERÇEKÇİ'dir!..

MİLLET'in bünyesinde daima tıynetsizlerin, soysuzların, hainlerin bulunabileceğini peşinen kabul eder.

Bunların türlü dümenler ile yükselebileceklerini ve ulaştıkları her kademede sadece kendileri için çalışacaklarını söyler!...

MEMLEKET ve MİLLET İŞLERİ'nin iyiye gitmesini fiilleriyle veya fikirleriyle engelleyenlere karşı CELLAT kesildiğini, onlara karşı acımasız olduğunu belirtir!..

MEMLEKET ve MİLLET'i her şeyin üstünde tuttuğu için başka türlü davranmasının mümkün olmadığını ifade ederek, adeta mazeret bildirir...

Yani ATATÜRK bu konuda "insan hakları, fikir özgürlüğü" oyununa gelmez!...

Herkesin de kendisi gibi davranması gerektiğini, kimsenin bu soysuzlara müsamaha etme hakkı olmadığını açıkça söyler!..

Ayrıca bu kişilerin HÜKÜMET ve MECLİS içinde olması durumunda, KÖYLÜ'yü ve İŞÇİ'yi dikkatli olmaları hususunda uyarır!..

ORDU'yu da göreve çağırır!..

Yani TÜRKİYE'nin yaşadığı ÜÇ İHTİLAL aslında ASKER'in ATATÜRKÇÜ, politikacının ise cepçi olmasındandır.

Bu tarife tıpatıp uyan şimdiki milletvekilleri de, ülkeyi yabancılara peşkeş çekecek kanunları çıkartıyorlar, vatanı parsel parsel satıyorlar...

Bu bir iddia değil..

Özal döneminde çıkan "yabancıya toprak satma" kanunu, daha sonra Erdoğan'ın daha geniş çıkarttığı kanun ile VATAN topraklarının, güzelim sahillerimizin, GAP bölgesindeki verimli arazinin başkalarının eline geçmesine yol açıyor!..

Tahkim Yasası yabancıların ülkemizde "imtiyazlı sömürgeci" statüsüyle iş yapmasını sağlıyor!..

Kendisine oy vereceğini umduğu seçmenine iş bulmayı, akrabasına ihale almayı, bürokratlardan"tiyo" alıp arsa-emlak-bono-döviz kapatmayı, banka batırmayı, bunlara izin vermeyen dürüst memurları görevden aldırmayı "çalışmak" sayıyorlar...

Tabi bir de Meclis sekreterlerinin etekleri arasında dolananlar, bu yüzden birbirini vuranlar var; en"meşgul" olanlar da onlar!.

Bu tipler daima vardı, ve dünya durdukça da olacaktır!...

Önemli olan, bunların sayısını az tutmak, asla başa geçirmemek ve sürekli eğitimle bu kişileri kazanmak, mümkün olmadığı takdirde mücadele ederek etkilerini azaltmak, gerekirse ortadan kaldırmaktır.

Yoksa "temiz toplum, temiz eller" gibi palavralarla bir sonuç alınamaz!...

İnsanlar kirli çamaşır değil ki, deterjanla temizleyesin!..

Onların ruhunu, benliğini oya gibi işlemek, zihnine İYİ ile KÖTÜ'nün kesin ayırımını yerleştirmek, bu ayırımı yapamayanları toplumdan ayırmak gerekir.

İster politikacı, ister avukat, isterse akrabası olsun; kimse hainlere, suçlulara, ahlâksızlara ARKA ÇIKMAK hakkına sahip değildir!...

Bırakın arka çıkmayı, MÜSAMAHA göstermeye dahi hakkı yoktur!..

Şunu unutmamak gerekir ki, dünyada daima birileri sıkıntı çeker, daima kan akar...

Önemli olan sıkıntıyı suçlulara, akan kanı da zalimlere mal etmektir!..

Eğer asker silah kullanmazsa, düşman kullanır, eşkıya kullanır...

Polis zor kullanmazsa, zorba kullanır...

Ölen de, dayak yiyen de masum vatandaş olur.

Onun için biz, asker, polis ve yargıcın elini kolunu bağlayan kanunlar çıkaranları, hep artniyetli olmakla suçlarız...

Eğer AHLÂK ve İNSAF sahibi kişiler başta ise, zaten asker ve polisin haksız davranışları cezalandırılır...

Ama onların elini PEŞİNEN bağlarsanız; meydan eşkıyaya, mafyaya, külhanbeylerine, kapkaççılara ve sokak serserilerine kalır.

Bu dediğimizin doğruluğunun en büyük delili, sözde "medeni" BATI toplumlarıdır...

Bugün New York'ta, Chicago'da, Londra'da gece erkekler bile sokağa çıkamazlar!..

ABD, Almanya, İngiltere'nin suç oranı, geri kalmış ülkelerden bile yüksektir.

Yale Üniversitesi'nin en genç profesörü unvanını taşıyan Oktay Sinanoğlu, "ABD'de artık ilkokul öğrencilerinin bile okula silahla geldiğini, bunu önlemek için kapıda arama yapıldığını", bir TVaçık oturumunda söylemiştir.

Bundan kısa birsüre sonra üç ilkokulda birden küçük çocuklar arkadaşlarını ve öğretmenleri otomatik silahlar ile taradı. (1998)

Rüşvet, fuhuş, uyuşturucu, kumar, boşanma, şiddet ve kadın dövme bu ülkelerde bizden daha fazladır.

Acaba şimdiki politikacılar, "BATI Standartları"na özenirken, Çiller "BATI'da ne varsa, bizde de olacak" derken, bunlara davetiye çıkarttıklarının farkındalar mı?..

Zaten SÖYLEMEZLER çetesi, kapkaç olayları, artan hırsızlık vak'aları ve karakolun ön kapısından girip arka kapısından elini kolunu sallayarak çıkan suçlular bizimde onlara benzediğimizi gösteriyor. 

BATI'ya ne kadar çok benzersek, o kadar bozuluyoruz.

TÜRKİYE'nin kurtuluşu sadece ve sadece AHLÂKLI OLMAK ve KENDİNİ DEĞİL, MİLLET'İ DÜŞÜNEREK ÇOK ÇALIŞMAK'la mümkündür...

Nedense bu gerçeği "politikacı"ların da, "aydın" geçinenlerin de ağzından duymazsınız.

Sakın Demirel'in ve Erdoğan'ın "
Kendim için bir şey istiyorsam, namerdim" sözlerini hatırlatmayın... 

O adamların kendinden başkasını düşündüğü bir tek ânı bile yoktur... 

Bu yüzden NAMERDİM demelerini bir itiraf sayarız!

       Özkan BOSTANCI
http://ozkanbostanci.blogcu.com/
--
         ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
--
Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation