TOPLUMU KARŞIKARŞIYA GETİRMEK İÇİN YANDAŞ MEDYALARINDA OKUYUCULARA AÇIKLADIKLARI BU MANTIK DÜŞÜNDÜRÜCÜ.
ASOSKAY
Büyük Selanik
Ahmet Altan
Artık hepimiz ucundan
kenarından “yapay bir görüntüyü” gerçek
zannettiğimizi hissetmeye başladık.
Bizim seksen yıllık cumhuriyet bir
“sahtelikler” cumhuriyeti.
Mustafa Kemal, Selanik"te doğmuş, askerî okullarda
nispeten “Batılı” bir eğitim almış,
Sofya"da ataşelik yapmış, Almanya"yı görmüş
genç bir generaldi cumhuriyeti kurduğunda.
Okuduklarımdan anlayabildiğim kadarıyla iki büyük
tutkusu vardı.
Birincisi “lider” olmak.
İkincisi de, ta gençliğinden beri söylediği gibi
Osmanlı"nın diğer topraklarından vazgeçip
Anadolu"da büyük bir Selanik yaratmak.
Güzel kadınlar, şık beyler, balolar, danslar, temiz
evler, çiçekli bahçeler, köylerde vals çalan
orkestralar, kahve ve konyak kokan cafeler, beyaz örtülü
lokantalar...
İlk amacına ulaştı.
Türkiye Cumhuriyeti"nin tartışılmaz lideri oldu.
Bir devletin liderliğini ele geçirmek zordur ama bunu
yapabilecek yetenekleri vardı ve başardı.
İkincisi ise “zordan” daha zordu.
Yüzlerce yıllık gelenekleri yıkmak ve başka bir
tarihin, başka bir mücadelenin, başka bir kültürün
sonucu olan bir ülkeyi burada yeniden kurmak öyle bir
“kişinin” kararıyla olacak iş değildi..
Onun hayalindeki ülke ne Osmanlı"nın bir mezbele
halinde tuttuğu Anadolu"nun geleneklerine, ne de
Müslümanlığın inançlarına uyuyordu.
Sanırım bütün diktatörlerin düştüğü hataya
düşüyordu.
İstediği şeyin “iyi” olduğuna inanıyordu
ve önerdiği “iyiliğin” kabul edilmemesine
sinirleniyordu.
Zorla “şapka” giydirdi, zorla Batı müziği
dinlettirdi, zorla dans ettirdi..
Ama bu iş “zorla” olacak bir iş değildi.
Onun hayal ettiği ülkeyle, yönettiği ülkenin
gerçekleri birbirini tutmuyordu.
Bütün baskıya, gazetelerin bütün yayınlarına rağmen
yönettiği insanlara “yabancı” biri olarak
kaldı.
Birçok açıdan muhalefetle karşılaştı.
Müslümanlar, bu “Batılı” hayat tarzını
reddediyorlardı ve emirle “Batılı” olmaya
yanaşmıyorlardı.
Kürtler, kendilerine Kurtuluş Savaşı sırasında söz
verilen “eşitliği” istiyorlardı.
Demokratlar, “diktatörlüğüne” karşı
çıkıyorlardı.
Onu ürkütecek kadar gerçek kökleri olan direnişlerdi
bunlar.
Sanırım hem ürktü hem öfkelendi.
Korkunç bir baskı uyguladı.
Kürt liderlerini astı, Müslümanları gazeteler
vasıtasıyla “irticacılar” olarak ilan etti,
demokratları Meclis"ten attı, solcuları hapse koydu.
Orduyla ve sivil bürokrasiyle bütün ülkeyi denetimi
altına aldı.
Ve çok istediği Selanik"i, büyük şehirlerin yeni
zenginleri ve bürokratlarla yarattı.
Artık “Atatürk” olan Mustafa Kemal"i
memnun edecek göstermelik bir “Selanik”
yaratıldı memleketin küçük bir parçasında.
Geride kalan kısımlar da, “yeni
Selaniklilerin” esiri durumuna düştü.
İnsanlar kendi ülkelerinde bir söz hakkına sahip
olamadılar.
Kürtler, Müslümanlar, demokratlar, solcular devletten
dışlandılar.
Bu “Selanikleşme” hareketine “Atatürk
ilke ve inkılâpları” adı takıldı ve bunlara
uymayanlar “devlet düşmanı” ilan edildi.
Biz bugün hâlâ Türkiye"de
“Selaniklilerle” Anadolulular mücadelesini
yaşıyoruz.
Atatürkçüler, “bizim önerdiğimiz güzel ve iyi
bir şey, neden buna karşı çıkılıyor” diyorlar.
Samimiler bunu söylerken.
Ama bunun zorla olamayacağını, emirle
gerçekleşemeyeceğini, hayatın kendi doğal akışı
içinde biçimlenmesi gerektiğini kavrayamıyorlar.
Cumhuriyet tarihi boyunca ezilen, dışlanan Müslümanlar,
Kürtler, demokratlar, solcular şimdi haklarını
istiyorlar, “Selanikleşme” hayali uğruna
yaşadıkları baskılardan kurtulmaya uğraşıyorlar.
Kürt açılımı, muhafazakârların zenginleşip
örgütlenmeleri, demokratların seslerini yükseltmeleri,
değişen koşulların sonucu olarak yaşanıyor.
Mustafa Kemal"in çok istediği o “güzel kokan
memleketin” yaratılması şimdi artık mümkün
gözüküyor ama bunu buranın halkı, kendi isteğiyle,
artık böyle bir hayata hazır olduğu, zenginleştiği,
dünyayla ilişkiler kurduğu için gerçekleştirecek.
İşin belki de en “şakacı” yanı ise şimdi
buna “Atatürkçüler”in karşı çıkması.
Çünkü onlar hâlâ bunun “Müslümansız,
Kürtsüz, demokratsız, solcusuz” olacağını
sanıyorlar.
Atatürkçülere aslında bir müjde verebilirim,
istediğiniz gerçekleşecek ama bunu halk kendine uygun
biçimde yapacak.
Ahmet Altan
--
--------------------------------------------------------------------------------------------------
GOOGLE grup ARKA BAHÇE'nin arsivine gitmeniz icin linki tiklayin.
http://groups.google.com.tr/group/acikalan?hl=tr
FACEBOOK grup ARKA BAHÇE'nin arşivine gitmeniz için linki tıklayın
http://www.facebook.com/group.php?gid=92689065713 --
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
kaliteli slayt grubu
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin