25 Ekim 2010 Pazartesi

Re: (MADENCİYİZTR) Tarım cennetini asitle yıkayacaklar(HÜRRİYET İN BAŞLIĞI BU)

Teşekkürler Mehmet bey .Hislerime tercuman oldunuz:Hayırlı işler,selamlar

25 Ekim 2010 15:08 tarihinde mehmet uygur <m_uygur01@hotmail.com> yazdı:
> Sayın Selim bey,
> Ne güzel yazmışsınız.KİM KAYBEDİYOR,KİM KAZANIYOR?Gerçekten bu soru çok
> önemli.Ülkemizin maden zenginliklerinin değerlendirilmesi kimler tarafından
> hangi koşullarda kimin için gibi soruları sorarak da geliştirilebilir.
> Öncelikle ülke kaynakları ülke insanları içindir.Bunda hem fikir olmamız
> lazım.Sonra bu yatırımları neden biz yapmıyoruzu sorgulamamız lazım.Evet
> bilim insanları konu ile ilgili (yetkin olduğu alanda) görüş bildirir.Hiç
> bir yatırımcı kar (karın sınırı yok) etmeden senin ülken için yatırımda
> bulunmaz.Oysa sen ülkenin mevcut karlı yatırımlarını verirsin
> onlara.(Tüpraş,petkim,demir çelik,bankalar gibi daha niceleri) Size
> birmeslektaş olarak Filistin topraklarının İsraile nasıl verildiğini
> araştırmanız.
> En acı olanıda ülkeyi soyanlara kahraman,savunanlara vatan haini denilmesi
> oluyor.
> Bizler ve bizim gibi olanların başka ülkelere gitme niyetimiz yok.Amacımız
> atalarımızdan kalan uğruna Çanakkale de,Sakaryada urdun her yerinde kan ile
> sulanmış emaneti çocuklarımıza miras olarak teslim etmektir.
> Saygılarımla .
> Mehmet UYGUR 4008
> ________________________________
> From: selimguney@hotmail.com
> To: madenciyiztr@googlegroups.com
> Subject: RE: (MADENCİYİZTR) Tarım cennetini asitle yıkayacaklar(HÜRRİYET İN
> BAŞLIĞI BU)
> Date: Fri, 22 Oct 2010 14:52:13 +0000
>
> öncelikle ağır olacak ama bu yazıyı yazan kişi veya kişiler, felaket
> senaryoları yorumu yapan sözde bilim adamları bana göre vatan haini tek
> açıklaması bu.
>
> Bir diğer konu bu yapılanlar aynısı Bergamada ve kaz dağlarında yapılmadımı
> kim kaybediyor kim kazanıyor? bu soru çok mühim?
> Bilmeyen insanları yanlış yöne çekiyorlar? Burda Bize çok iş düşüyor
> insanları bilinçlendirmek Lazım.
>
>
> ________________________________
> Date: Sun, 17 Oct 2010 12:36:55 +0300
> Subject: (MADENCİYİZTR) Tarım cennetini asitle yıkayacaklar(HÜRRİYET İN
> BAŞLIĞI BU)
> From: aakozel@gmail.com
> To: madenciyiztr@googlegroups.com
>
> AŞAĞIDAKİ YAZI BUĞÜN HÜRRİYET TE YAYINLANDI BUNU OKUYAN KİŞİ MADENCİLİK
> HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜR KİMBİLİR YORUM SİZİN.
>
> Tarım cennetini asitle yıkayacaklar
>
> Manisa Çaldağ'da bir doğa katliamına ramak kaldı.
> Önce vakti olmayanlara kısa tarihçe sunalım:
> Sardes Nikel Madencilik adlı İngiliz şirket buradan 15 yıl boyunca nikel
> çıkarmak üzere izinlerini aldı...
>
> Aslının 200'de biri oranında küçüklükte bir pilot tesis kurdu.
> Sonra çevreciler ayaklanınca madenin izni iptal edildi.
> Bu arada madencilik yasalarında bazı değişiklikler yapıldı. Şirket yatırım
> için parayı bulduğu an çalışmalara başlayacak.
> Sonra ne mi olacak?
> Çevrecilerin, akademisyenlerin ve yerel halkın iddiaları doğruysa binlerce,
> belki de onbinlerce ağaç kesilecek.
> Ardından Çaldağ oyulacak.
> Çıkarılan toprak milyonlarca ton sülfürik asitle yıkanacak.
> En vahimi, bütün bunlar açık havada yapılacak.
> Dünyanın en büyük ve verimli yedinci tarım havzası olan Gediz, uzmanların
> deyimiyle 'açıkhava kimya işletmesi'ne dönecek.
> Cehennem senaryosunu sona sakladım:
> "Yer altı suları tükenecek, sülfürik asit bütün bölgenin sularına karışacak
> ve milyonlarca insan bölgeden göç etmek zorunda kalacak. Ve 15 yıl sonra
> madenin işi bittiğinde, havza bir otun bile bitmediği bir hal alacak!
>
> İzmir bile boşalır
>
> İTÜ'den Metalurji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. İsmail Duman mesaisinin büyük
> bölümünü bu projeyi durdurmak için harcıyor
>
> Bu madende 15 yıl boyunca ne kadar sülfürik asit kullanılacak?
> - 15-18 milyon ton arasında. Bir büyük asit tankeri düşünün, 20 ton asit
> alır. Başlayın Turgutlu'dan tankerleri birbirinin tamponuna değecek şekilde
> dizmeye. 800 bin tanker ediyor. Bu 800 bin tankeri Turgutlu'dan geçen
> 40'ıncı paralel üzerinden Doğu'ya doğru dizin; kuyruk Pekin'i geçiyor,
> tankerlerin bir kısmı Çin denizine dökülüyor, sığmıyor, bu kadar asit! Ve bu
> kadar asit açıkta kullanılacak.
>
> Açıkta kullanmak ne demek?
> - Oradaki doğayı alıp açıkhava kimya işletmesine çevirmek demek... Kapalı
> mekanda yapılması lazım. Toprağın içindeki nikeli, kobaltı çözmek için
> günümüzde bir sürü metot var. Bunların en ilerisi basınçlı kaplarda, kapalı
> sistemde işlemi yapmak. Düdüklü tencere gibi, 100 derecenin üstünde asitle
> temas ettiriyorsunuz. Dünyada var bu, Avustralya'da var.
>
> Ne kadarlık bir yatırım yapıp ne kadar kazanacaklar?
> - Alacakları malın değeri şu andaki fiyatlarla işe başladıkları zaman 25
> milyar doların üzerindeydi. Sonra kriz nedeniyle bu rakam 10 milyara düştü.
> Şimdi yeniden 20 milyar doları geçti. Kriz tam atlatılırsa, kazançları 35-40
> milyar dolara kadar çıkabilir. Kapalı sistem için gereken 5-7 milyar
> dolarlık yatırımı yapmıyorlar. Aradaki farkı da doğaya ve insana
> ödetiyorlar. Kazanç özelleştiriliyor, risk kamulaştırılıyor. Şimdiki
> yatırımları milyar doları bulmuyor.
>
> 35-40 milyarlık kazançlarından Türkiye'ye ne kadarını bırakacaklar?
> - Türkiye'ye 10 yılda bırakacakları para 163 milyon dolar. Yani Türkiye'nin
> bir buçuk günlük dış borç faiz ödemesi.
>
> 18 milyon ton sülfürik asit nereden sağlanacak?
> - Her yıl büyük ihtimalle Güney Amerika'dan, Ant Dağları'ndan 300-330 bin
> ton kükürt ithal edecekler; kamyonlarla, gemilerle buraya kükürt taşınacak.
> O kükürt bir fabrikada yakılacak. Kurdukları tek fabrika sülfürik asit
> fabrikası. Dünyanın ikinci büyük sülfürik asit fabrikasını bir tarım
> havzasına ve Türkiye'nin en verimli, dünyanın yedinci büyük verimli tarım
> havzasının orta yerine kurmak, çatınıza yüz ton dinamit depolamak gibi bir
> şey.
>
> Neden?
> - Çünkü en ileri sülfürik asit üretim teknolojilerinde bile binde üç kaçak
> vardır. 18 milyon ton sülfürik asitte binde üç, korkunç bir miktar. 54 bin
> ton asit sülfürik asit havaya karışacak. Gediz, sülfürik asidin içindeki
> kükürte tamamen yabancı bir havza. Burası laterit havza, oksitli topraklar.
> Hiç kükürt yok bu topraklarda. Bu ekosisteme yabancı bir elementi devasa
> miktarlarda soktuğunuzda doğal yaşamda öyle bir kırılma olur ki, bir daha
> geri dönülemez.
>
> Gediz Havzası'nın bereketi nereden geliyor?
> - Gediz Havzası, Turgutlu, Manisa, İzmir, Foça ve Menemen ovalarına kadar
> göl halindeymiş. Bu göl milyonlarca yıl varlığını sürdürmüş, 16 milyon yıl
> önce de kurumuş. Laterit dediğimiz buranın toprakları, Balkanlar'dan,
> Sırbistan'dan başlayıp Arnavutluğu geçen, Yunanistan üzerinden Ege
> Denizi'nin dibini geçip İzmir çizmesinden karaya çıkan, Manisa'da devam
> eden, Ankara üzerinden bir yay çizip ta Harran Ovası'na kadar giden bir
> kuşak. Akarsu yatakları bunlar. Bereketi de buradan geliyor.
>
> MACARİSTAN GİBİ KIZIL TEHLİKE RİSKİ
>
> Öngörünüz ne?
> - Uşak'ın batısından başlayıp Ege Denizi'ne kadar Gediz Havzası'nda tarım
> biter. Burası Sultaniye üzümünün, sarı kuru üzümün dünya başkenti. Dünyanın
> her yerine buradan kuru üzüm ihraç ediliyor. Ve bunun yüzde 85'i açıkta
> kurutuluyor. Şimdi düşünün, asit taşıyan rüzgar geldi, kurumakta olan üzümün
> üstüne oturdu. İhraç etmeye kalkarsanız hangi gümrükten geçer? 15 yılın
> sonuna gelmeden buradan büyük göçler başlayacak. İki milyonun üzerinde bir
> nüfus bundan etkilenecek.
>
> Havuz sistemi kullanılacağı söyleniyor...
> - Havuz sistemi diyorlar, halbuki yapacaklarının altısından dördü yüksek
> baraj. Ve bunları 45 derece eğimli yamaçlarda yapmaya kalkıyorlar. Havuz
> dedikleri Uluslararası Yüksek Barajlar Komisyonu'nun kriterlerine göre
> aslında baraj.
>
> Yani?
> - Böyle bir eğimde yapılan baraj o sette ne kadar dayanacak? Projede havuz
> diye geçen bu yapı aslında baraj, içinde de asitli ve ağır metalli çözelti
> bulunacak. E burası da deprem bölgesi. Ve 45 derecelik meyillerde yapacaklar
> bunları. Yapacakları barajların dördünün tepe yüksekliği 17 metreyle 23
> metre arası. Ve içlerinde asitli su olacak. Daha yukarıdan sel geldiğinde ya
> duvarı yıkacak ya da taşırıp aşağı asitli su indirecek. Arkasından sel vurup
> çamura bulanmış bu yığınları önüne kattığı zaman ne yapar? Asit değdiği
> yerden geçer. Yağmurla her tarafa yayılır. Ekosistemi değiştirir.
>
> Buradaki doğanın kendini toparlaması kaç yıl alır?
> - Yıl mı, kaç yüzyıl mı? Çok yüzyıl alır. Toparlanmaz.
>
> Yığınlara yer açmak için kaç ağaç kesilecek?
> - Rakamlarına göre 330 bin ağaç kesilecek. Bu rakamın içinde ne yok biliyor
> musunuz? 2003'te yapılan sayımda göğüs çapı 8 santimetreden az olan fidanlar
> ağaç sayılmadı, orman envanterine dahil edilmedi. Yaklaşık iki milyon ağaç
> kesilebilir.
>
> Macaristan'daki gibi sel riski için nasıl bir önlem alacaklar?
> - Etrafını kuşaklayacaklarmış. Dağdan inen seli hangi hendekte kuşaklarsın?
> 3 metre eninde kanal açıp seli durduracaklarmış. Dünyanın neresinde böyle
> sel durdurulur?
>
> Suları nasıl etkileyecek bu maden?
> - Maden işletmesinin Turgutlu'nun su ihtiyacından daha fazla suya ihtiyacı
> var. Bergama, Uşak Eşme'den sonra Etem çukurunda da madencilik ruhsatı
> alındı. İzmir üç yönden çapraz ateşte. İzmir'i besleyen sular Ege
> topraklarından geçiyor. Böyle devam ederse 10-15 yıl sonra İzmir su
> nedeniyle terk edilmek zorunda kalabilir.
>
> Nükleer bombadan beter
> EDİZ TUNCEL (Yakın Doğu Üniversitesi Öğr. Grv.)
>
> 1913'te Lefke'de Kıbrıs Maden Şirketi bakırı ayrıştırmak için açıkhavada
> sülfürik asit kullandı. İki kilometrelik bir alanda havuzlar kuruldu. Bugün
> o havuzların hali içler acısı. Bölgede muazzam bir çevre kirliliği
> yaratıldı. İki kilometrekarelik alan 100 kilometrekarelik bir alanı
> etkiledi. Oraya bir nükleer bomba atmış olsaydınız o boyutta bir tahribat
> yaratamazdınız.
> Bu madende çalışan insanların hepsi kanserden öldü. Madenin bir numaralı
> işçisi olan Rum da, iki numaralısı olan dedem de... Dedem kan kanseriydi.
> Babam da madende çalıştı, periton kanserinden öldü. Dayım bu madende
> çalıştı. O da oniki parmak ve pankreasta çıkan kanser türünden vefat etti.
> Komşumuz da aynı şekilde.
> Onkoloji merkezinde ölen hastalarla ilgili tutulan defteri incelerken fark
> ettim ki doğrudan etki alanında olan köylerde ölen insanların hemen hepsi
> kanserdi. Şu an Kıbrıs'ta en fazla görülen hastalık kan kanseri. Madenin
> yakınında bir köy var. O köyde ise çok ilginç bir hastalık ortaya çıktı. Bir
> çeşit kas hastalığı... Sağlıklı insanlar bir anda pelteye dönüyor, kasları
> erimeye başlıyor, sinir sistemleri iflas ediyor, altı ay geçmeden de
> ölüyorlar. Herhangi bir tedavi bugüne kadar uygulanabilmiş değil. Oradan
> ayrılırken maden şirketinin yetkilileri hastalarla ilgili arşiv kayıtlarını
> alıp gittiler, hastanede de bir şey bırakmadılar.
>
> Ankara'yı yanlış bilgilendirmişler
> AYLA YÖNET (Turgutlu TEMA Temsilcisi)
>
> Dört yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. İnanıyorum ki Ankara burada
> olacakların farkında değil, yanlış bilgilendirme olmuş. Mesela ÇED raporunda
> gölet olarak adı geçen şeylerin dördünün büyük baraj olduğunu öğreniyoruz.
> Eminim Ankara'dakiler bunu bilseler onay vermezlerdi. Birinci derecede biz
> Turgutlu'da yaşayanlar etkileneceğiz. Mesela bu sene çok yağmur yağdı ve 2
> Şubat'ta köyden biri "Ufak çaplı bir sel oluştu, köyün içinden sular akıyor"
> diye beni aradı. Ve bu sularda henüz asit falan yok, normal yağmur suları
> derenin yatağı bozulduğu için, tedbir alınmadığı için köyün içine taştı.
> Macaristan'daki olayı biliyorsunuz, bütün köyü o kızıl çamur kapladı. Bu
> Turgutlu'nun değil, Türkiye'nin sorunu, herkesin müdahil olması gerek.
>
> KÖYLÜ ARAZİSİNİ SATTIĞINA PİŞMAN
>
> * Necati Gülkıvrak (Turgutlu Manavlar Odası Başkanı): Şu pazarda gördüğünüz
> çoğu şeyi satamayacağız. Belki bu üç-beş yıl sonra yavaş yavaş hissedilmeye
> başlanacak ama 10 yıl sonra bunların hiçbirini pazarda bulamayacaksınız. Bu
> işin sadece sebze meyve yönü.
> * Necip Köken (Turgutlu Tuhafiyeciler Manifaturacılar Odası Başkanı): Bizim
> toprağımızda her şey yetişiyor. Biz ovayı bahçe olarak kullanırız. Bu
> madenin zararı yüzde 1500 olur. Buradan göç etmek zorunda kalırız. Hayatın
> olmadığı yerde hangimiz yaşayabiliriz? Siz şehirde membaa suyu içersiniz,
> biz onu düşünmeyiz bile. Biz çeşmeden su içeriz. Ama bu maden yapılırsa
> bırakın çeşme suyu içmeyi, belki hiç su bulamayacağız. Macaristan'daki gibi
> bir felaket olmayacağının garantisini nasıl verecekler bize?
> * Sabri Toker (Elektrikçiler Odası Başkanı/Manisa Esnaf Odaları Başkan
> Vekili): Sadece Turgutlu'nun meselesi de değil bu, Manisa, Ahmetli, Akhisar,
> Salihli, bütün bölgeleri etkileyecek bir hadise. Dünyanın 7'nci büyük tarım
> havzası Gediz ve bu havzayı yok etmek için uğraşıyorlar. Dünyanın en büyük
> Sultaniye üzüm rezervi burası. Dünyada tüketilen kuru üzümün dörtte üçü
> buralardan çıkıyor. Biz bu madenden sonra dışarı üzüm satamayız.
> * Halil Turgut (Emekli din görevlisi): Bu madeni işleme süreci ileri
> ülkelerin kullandığı bir yöntem değil. O ilkel yöntem zararı 10'a, 20'ye,
> 30'a katlayacak. Medeni ülkelerin kullandığı sistemler olursa ne ala. Maden
> alanlarında yıllarca bir otun bitmediği söyleniyor. Biz geldik geçiyoruz ama
> gelecek nesil için acı bir sonuç vereceğine eminim.
> * Hüseyin Çakı (Sinirli köyü muhtarı): Önceden bir bilgilendirme toplantısı
> yapılmadı. Maden halk arasında kulaktan kulağa yayıldı. Belediye başkanımız
> zarar görmeyeceğimizi söyledi. Bizde 5 dönüm yer varsa, Belediye başkanında
> 1500 dönüm var. En çok zarar göreceklerden biri o. "Arkadaşlar öyle bir
> zarar görecek olsak ben karşı çıkarım, zarar görmeyeceğiz" deyince zararsız
> olacağına inandık. Sonradan gerçekleri öğrendik. Burada beş kişi çalışacak
> diye 500 kişi zarar görmesin.
> * Emine Yönet (Ev hanımı): Bütün dünya kovalamış, Turgutlu Ovası'ndakinden
> daha enayi insan yok mu? O raporları alırken "Bir karınca yaşamıyor. Hayat
> yok burada" demişler. Ben sizi götüreyim, karıncayı da, tavşanı da görün.
> Ağaçlar nasıl yaşıyor? Pilot tesisten taşan su köyün içinden akınca kazlar,
> tavuklar öldü. Bin lira değerindeki toprakları 40'ar bin liraya aldılar.
> Köylüler 40 milyar para görünce arazilerini sattı. Şimdi "Çapamızı,
> küreğimizi, av tüfeğimizi alıp, traktörlere mazotları doldurup yolu
> yakacayacağız, sokmayacağız onları" diyorlar. Daha önceden anlatılmadı
> onlara çünkü. Pişmanlar
>
> --
> Aracısız ve ücretsiz ilan portalı
> (Maden Müh iş ilanları+Madencilikle ilgili tüm ilanlar)
> www.madenilan.com.
> Abdullah AKÖZEL
> Maden Yük.Mühendisi
> 0506 427 42 22 aakozel@gmail.com
>
> --
> www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı)
> Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com
> 0506 427 42 22
> Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız.
> Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com
> Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin:
> madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com
> Daha fazla seçenek için,
> http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu
> ziyaret ediniz.
>
> --
> www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı)
> Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com
> 0506 427 42 22
> Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız.
> Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com
> Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin:
> madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com
> Daha fazla seçenek için,
> http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu
> ziyaret ediniz.
>
> --
> www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı)
> Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com
> 0506 427 42 22
> Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız.
> Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com
> Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin:
> madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com
> Daha fazla seçenek için,
> http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu
> ziyaret ediniz.
>

--
www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı)
Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com 0506 427 42 22
Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin:
madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için,
http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu
ziyaret ediniz.