29 Ocak 2012 Pazar

(MADENCİYİZTR) Plastik ve halıda büyüdü enerjide termik santrale 500 milyon euro yatıracak(NAKSAN HOLDİNG)

Plastik ve halıda büyüdü enerjide termik santrale 500 milyon euro yatıracak
Elif Ergu - eergu@gazetevatan.com
Elif Ergu
Anadolu Kaplanı olarak nitelendirilen Gaziantepli Naksan Holding,
plastik ve halı sektöründeki başarısını enerjiye taşımayı hedefliyor.
Holding bünyesindeki Naksan Plastik, Türkiye'de ilk 500 sıralaması
içinde 129'uncu. Royal Halı, Pierre Cardin Halı, Atlas Halı gibi
markaları olan şirket, enerjide de büyüme planları yapıyor. Bu
çerçevede 500 milyon euroluk termik santral projesi hayata
geçirilecek. 300 megavatlık santral 2014'te devreye girecek.

Naksan Holding Gaziantep'in en köklü ve güçlü şirketlerinden biri.
Geçmişi 1940'a dayanıyor, şirket Mehmet Nakıboğlu tarafından kurulmuş.
Hırdavatçılıktan sanayi devliğine yükselen bir hikayeleri var. Naksan
Holding'te şu anda 3'üncü kuşak yönetimde. Holding tam bir Anadolu
Kaplanı. Şirketin şemsiyesi altındaki Naksan Plastik Türkiye'de ilk
500 sıralaması içinde 129'uncu sırada yer alıyor. Yine holdingin
markalarından Royal Halı da Türkiye'nin ilk 500 şirketi sıralamasında.
Naksan Plastik, NakPilsa, Royal Halı, Pierre Cardin Halı, Atlas Halı,
Adularya Eberji, Elmacı Pazarı, Elma Sepeti, Verimli Plastik, Rinak
Lojistik Naksan Holding şemsiyesi altındaki şirketler. Zirve
Üniversitesi de Naksan Holding'in.

Biliyorsunuz, Gaziantep geçen yıl patent başvurularıyla rekor kırdı,
Akıllı sanayi projeleri Gaziantep'e basamak atlattı. Gaziantep'in
başarısının önemli oyuncularından biri de Naksan Holding. Holdingin
3'üncü kuşak temsilcisi Taner Nakıboğlu'yla İstanbul'da, şirketlerini
yeni kattıkları Atlas Halı Genel Müdürlüğü'nde buluştuk.

-Yurtdışında okumuşsunuz...

Evet. İlkokulda Gaziantep'teydim, sonra Anadolu Lisesi'nde okudum. O
zamanlar Anadolu Liseleri çok iyiydi. İstanbul Üniversitesi İktisat
Fakültesi'ni kazandım. Sonra gittim yurtdışına. 1991'de Gaziantep'ten
çıktım, daha sonra Los Angelas'a gittim ve San Diego'da da
Uluslararası Ticaret üzerine master yaptım.

-Döndüğünüzde ilk ne yaptınız?

Döner dönmez. 1.000 dolar para harcayıp web sitesi yaptım. Aile
büyüklerim çok kızdı o zaman. Şimdi babam da iPhone kullanıyor,
mailler atıyor... O zaman karşı çıkılmıştı. Amerika'da internet çok
yayılmıştı, ben gelir gelmez şirketin bu anlamdaki alt yapısını
değiştirdim. Değeri sonra anlaşıldı.

Plastikte 1 numarayız

-Ne zaman sorumluluk aldınız?

1996'da amcalarımdan biri kendi isteğiyle ayrıldı ve İstanbul'a
yerleşti. Şirkette yabancı dil bilen tek amcaydı. Ben amcam
ayrıldıktan hemen sonra geldim. İhtacat ve internet konusuyla
ilgilendim hemen. Amerika ufkumu açtı. Gelir gelmez dış ilişkilere
baktım. Biz hep Avrupa'dan makine alıyorduk. Hâlâ bu makineleri
Almanya ve İtalya'dan alıyoruz. O zaman bizim ihracatımız çok azdı.
500 bin dolarlık branda satılmıştı naylon, o kadar.

-Şimdi ne kadar?

Şimdi 150 milyon dolara yakın ihracatımız var. Genç iyi dil bilen bir
ihracat ekibimiz var 40 kişilik.

-Yeni yatırımlarınız oldu son yıllarda. Daha öncesinde plastik,
polietilen üreterek bu noktaya geldiniz değil mi?

Polietilen, endüstriyel shrink film, strec film, sera örtüleri, palet
örtüleri, malç filmleri, mobilya örtüleri, her türlü poşet... Sanayi,
tarım ve hizmet sektörünün bu alandaki en büyük tedarikçisiyiz.
1995'te ilk 500 sanayi kuruluşu içine girmiştik.

-Siz de sanırım bu sayede genç yaşınızda sorumluluk almışsınız...

Amcalarımın ve babamın isteğiyle oldu. Endüstriyel film işine girdik.
Şirkete yeni gelen biri önce işletme bölümünde çalışıyor, her bölümde
de biraz çalışması gerekiyor. Ben de öyle yaptım. Üretimi öğrendim.
Yenilikler yapıldı o dönem. Verimli makineler alındı. Fuarlara
katıldık. Hammadde ve makine firmalarından aldığımız eğitimler çok
yararlı oldu. Babam 2000 yılında by-pass geçirdi. Bu tip ameliyatlar
insanın yapısını değiştiriyor. Babam 13 yaşında başlamış çalışmaya. 52
yaşında 'Artık işletmeden çık, benim işlerimin başına geç, büyük satın
almalara da bak' dedi. İşletmeden çekildim. Yeni bir dönem oldu benim
için de şirket için de.

-2000'li yıllarda işleriniz de hızla genişmedi ve yeni sektörlere de girdiniz...

Naksan Plastik, ciroda bir numara oldu alanında. İlk 500'de 136 sıraya
yükseldik, sonra daha da yükseldik...

-Markanız oldu daha sonra. Nasıl karar verdiniz halı markası oluşturmaya?

İlk önce halı ipliği yaptık. 2005'te Royal Halı'yla ilk kez tüketiciye
direkt hitap ettik. Ve aile ilk kez dışarıdan ortak aldı. Aileden
halıcı Kayserili Cihan Dağcı ortağımız oldu. Çok iyi gitti. Daha sonra
dünya markası Pierre Cardin Halı'nın lisansını alma şansımız oldu.
Royal Halı ve Pierre Cardin halı hızla büyüdü. 2007'de bu büyüklüğe
sahip olunca Naksan Holding'i İstanbul'a getirdik. Gaziantep'te
büyüdük ama İstanbul'da olmak gerekiyor. Dünyaya İstanbul'dan
açılıyoruz.

-Siz madencilik ve enerji işine de girdiniz.. Enerjideki hedefleriniz neler?

Ankara'da maden şirketimiz. Aslında Eskişehir ve Ankara ortasında
diyebiliriz, Mihalıççık'ta. Orada enerji santrali kurmaya karar
verdik. 2008 krizi çıktı. Biz tam bankalarla anlaşmıştık, onlar
durunca biz de durduk ama kısa süre sonra yüzümüzü Avrupa'ya döndük.
Demir çelik işlemede dünya firmalarından biri olan büyük bir şirketle
anlaştık. Çek Cumhuriyeti'nde Export Bank'la anlaştık. Avusturya,
Almanya, Slovakya'dan ekipler gelip incelemeler yaptılar.

-Ne kadarlık bir yatırımla kuruluyor?

500 milyon euro. 300 megavat olacak. Maden de bizim. 2014'te bitecek.

-Kömür madeni...

Evet. Linyit kömürü madeni. Türkiye'de ilk kez yapılıyor bu.
Yeraltında çok az insanla çalışıyoruz, dev kırıcılarla çalışıyoruz,
bantlarla yukarı çıkıp Termik Santrale geliyor kömürler.

Kyoto Protokolü'ne uygun

-Çevreye büyük zararı var termik santrallerin...

Biz bu konuyla inanın çok uğraştık. Kyoto Protokolleri'ne uygunuz ...

-Nasıl oldu bu?

Kömürün kükürtünü alan bir yatırım yapıldı. Çok uğraştık. Zaten
çevreye en ufak bir zararı olsa bankadan kredi alınamıyor. Bacadan
çıkan gazı kontrol altına alan bir sistem yapıldı. İnanın bu çevre
dostu termik santral. Bu şöyle oluyor. Baca gazı arıtma tesislerinde
kömürün yanında kireç taşı veriliyor kazana. Bu kimyasal yapısıyla
kükürte bağlanıyor ve çıkışta tutuluyor. Bu toz işe yarayan hale
geliyor. Külü topluyoruz, çimento fabrikaları bu atıklarımızı alıyor.
Çevreye verilmiyor. Kül havuzumuz var ayrıca, bunun üzeri de
ağaçlandırılıyor. Bu işlere girince çevre konusunda uzman oldum. En
hassas olduğum konu.

-Yenilenebilir enerjiyle ilgilenmiyor musunuz?

İlgilendim. Rüzgar santrelleri kuşların göç yollarına zarar
veriyormuş. Ona da söyleyecekleri var çevrecilerin. Enerji üreteceğiz
sonuçta. Yoksa hiçbir şey üretemeyiz. Türkiye'nin en büyük sorunu
enerji açığı. Benim de çocuklarım var, ben de ülkemi seviyorum.
Dediğim gibi her önlemi de alıyoruz.

ATLI SPOR KULÜBÜ KURDUK

-Siz ne yaparsınız iş dışında?

12 yaşında oğlum, 8 yaşında kızım var. İş dışında arkadaşlarımla zaman
geçirmeyi severim. Atlı Spor Kulübü kurduk, ata biniliyor Antep'te.
Biz de heves ettik. Atlı Spor Kulübümüz'de engellilere atlarla terapi
yapılıyor ayrıca. Bunu çok önemsiyoruz. Yeni başladık bu işe. Bunu da
sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Ben İstanbul'u da çok seviyorum.
İstanbul ayrı bir keyif. Arkadaşlarımızla, dostlarımızla İstanbul'da
olmak da güzel.

Gaziantep'in başarısının sırrı esnaf tüccar ve sanayici geçmişinde

-Gaziantep'in başarısının sırrı ne?

Tarihinde de hep güçlü bir şehir. Her milleten insan var Gaziantep'te.
Yahudi, Ermeni nüfus da vardı geçmişte. Ticareti biliyor Gaziantep'in
genleri. İpek Yolu üzerinde. Naksan'ın doğduğu Elmacı Pazarı
İstanbul'un Tahtakalesi'dir. Orada Ahilik sistemi vardı. Kökleri
ticarete yatkın bu toprakların. Gaziantep'de olumlu mahalle baskısı
vardır.

-Ne demek tam olarak bu?

Yanlış yapılamaz. Yanlış ticaret yaptırmazlar, yanlış yapan
Gaziantep'te yaşayamaz. Sağlam temeller üzerine oturmalısınız. 1980'de
sanayicilik başladı. 5 sanayi bölgesi var şu anda. Sanayiyi atlamadı
Gaziantep. Satmayı bilen insanlar satacaklarını ürettiler. Başarının
sırrı burada. Esnaf, tüccar, sanayici birleşmesi mükemmel sonucu
getirdi. Bence dünyanın her yerine mal satmaya çalışmıştır
Gaziantepliler. Antep 170 ülkeye ihracat yapıyor. 5 milyar dolar
ihracatı var Antep'in. Yüzde 21'i Avrupa'ya yapılıyor, diğerleri
dağınık. Bu arada aileler çocuklarını hep okutmuş. Bu da önemli.

Bambu ipliğinden halı yaptı, rakip şirketi satın aldı

-Royal Halı'nin sektöre getirdiği yenilikler oldu.

2006 yılında büyük bir pazar araştırması yaparak bu işe girdik. 66 yıl
üreticiden üreticiye satan bir şirkettik, halı üreterek tüketiciye
ulaştık. Çok doğru iş yapmak istedik. Tüketici neye göre halı seçiyor
ve ne bekliyor diye araştırmalarla baktırdık. Kadınlar hijyene vurgu
yapıyordu. Hijyende yapılanlara baktık. Fransa'da testler yaptırdık.
30 kere halı yıkattık, özelliğini kaybetmiyor. Bizim halılara
bakteriler 10 cm'e kadar geliyor, gelince ölüyor. Mantarı da önleyen
bir madde kullandık. Tüm belgelerimizi aldık.

-Bambu ipliğinden halı mı yaptınız?

Evet. Bambu ipliğinden yapılan halı doğal olarak antibakteriyel. Güneş
gördükçe de soğuyor.

-Üretim kapasiteniz ne kadar?

4 milyon metrekare üretiyoruz. Yüzde 25'ini de yurtdışına satıyoruz.

-Kaç bayiniz var?

Royal Halı 1.200 noktada satılıyor.

-Atlas Halı markasını da aldınız. 3 halı markanız oldu... Rakipleri
topluyor musunuz?

Seviyoruz halı işini. Ayrıca tesislerimiz de var. Ama Royal Halı ve
Pierre Cardin'e rakipti Atlas Halı. Çok güçlü bir marka. Kayserili 45
yıllık bir marka. İki Anadolu markasının gücü birleşti. Atlas Halı
bundan sonra daha hızlı büyüyecek. Endüstriyel tasarımcılarla çalıştık
Atlas Halı'da. Yine kadınlar üzerine araştırma yapıldı. Bizim aile
fokus grubundan da geçti. Çok farklı bir koleksiyon da hazırlandı.
Atlas Halı da bölge bayiliği değil, bayiyle direkt çalışılacak.

Üniversitede hedefimiz büyük

-Zirve Üniversitesi'ni kurdunuz Gaziantep'te. Bu da ailenizin ortak
kararı mıydı?

Bizim ailemiz her zaman kazandığının bir kısmını sosyal projelere
harcar. Yurtlar, ilköğretim okulları yaptırmış bir aileyiz. Biz
Gaziantep'e üniversite de yapmak istedik. İpek Vakfı vardı Gaziantepli
işadamlarının, bizim ailemizden de temsilciler vardı. Beni de daha
sonra gıyaben başkan yaptılar. Vakıf arsayı da almıştı. Bana 'hazırla
üniversiteyi' dediler. Hedefi de büyük koydular, adı da bu yüzden
Zirve oldu. 2009'da kanunu çıktı. Şu anda 6 fakülte var, 2 bin 700
öğrencimiz var. Dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmeyi
hedefliyoruz.

-Bunun için ne yapıyorsunuz?

Bu hedef sizin de bildiğiniz gibi hiç kolay değil. İlk 1000 desek ilk
adımda daha kolay olurdu. Türkiye'de kaç üniversite dünyada ilk
100'de? Ama bunu önemsemiyorum. Gaziantep önemli bir bölge. Biz çıtayı
yüksek koyduk. Bölgedeki diğer ülkelerden de ilgi görecek bir
üniversite kurduk. Bu da Gaziantep'in gelişiminde önemli.


--
Bilgi, paylaştıkça çoğalır.
Abdullah AKÖZEL
Maden Yük.Mühendisi
İş Sağ ve Güv.Uzmanı
İşyeri hekimi ve İş Güvenliği uzman Eğitimcisi
0506 427 42 22 aakozel@gmail.com
Aracısız ve ücretsiz ilan portalı
(Maden Sektörü iş ilanları+Madencilikle ilgili tüm ilanlar)
www.madenilan.com.

--
www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı)
Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com 0506 427 42 22
Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin:
madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için,
http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu
ziyaret ediniz.