5 Mart 2010 Cuma

((slayt izle)) TÜRK EVLADI, OKU, ÖĞREN VE HAREKETE GEÇ!..

TÜRK EVLADI,  OKU, ÖĞREN VE HAREKETE GEÇ!..


TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ DİRİLTMEK BİZE DÜŞMEKTEDİR!..



- İnsanlara MİLLİYET duygularını unutturup, onları bir "dünya devleti" içinde birleştirme düşüncesi, gerçekçi değildir!..

İnsanlara her türlü özel duygu ve bağlarını unutturup "tam kardeşlik ve eşitlik" içerisinde birleştirerek "insanî bir devlet" kurmak nazariyesi de, kendine mahsus şartlara bağlıdır.

Bilirsiniz ki, MİLLİYET nazariyesini, MİLLİYET ülküsünü çözüp dağıtmaya çalışan nazariyelerin dünya üzerinde tatbik kaabiliyeti bulunamamıştır...

Çünkü tarih, hadiseler, müşahedeler; insanlar ve milletler arasında hep milliyetin hâkim olduğunu göstermiştir...

Ve MİLLİYET prensibi aleyhindeki büyük ölçüde fiili tecrübeler rağmen, yine MİLLİYET hissinin öldürülemediği ve yine yaşadığı görülmektedir.

Bu husus bizim MİLLETİMİZ MİLLİYETİNDEN TEGAFÜL EDİŞİNİN ÇOK ACI CEZALARINI GÖRDÜ...

OSMANLI İmparatorluğu dahilindeki akvam-ı muhtelife hep milli akidelere sarılarak milliyet mefkûresinin kuvvetiyle kendilerini kopardılar...

Biz ne olduğumuzu, onlardan ayrı ve onlara yabancı bir millet olduğumuzu, sopa ile içlerinden kovulunca anladık...

Kuvvetimizin zaafa uğradığı anda bizi tahkir, tezlil ettiler...

Anladık ki, KABAHATİMİZ KENDİMİZİ UNUTMAKLIĞIMIZMIŞ!..
(25.3.23)

- OSMANLI hakanlarının amacı büyük bir imparatorluk kurmaktı...

Bu amaçla asıl TÜRK MİLLETİ kullanıldı...

İç siyasetlerini dış siyasetlerine uydurunca, zaptettikleri ülkelerdeki bütün ulusları dilleri, dinleri, gelenekleri, her şeyi başka başka olan ve bir çok ulustan olan bu topluluğu, olduğu gibi muhafazaya kalkıştılar...

Onlara bütün bu özelliklerini saklı bırakabilecek İSTİSNALAR, ayrıcalıklar bahşettiler.

Buna karşılık asıl TÜRKLER uzun seferler, fetihler yapmakla, savaş alanlarında ölmekle, zaptolunan ülkeleri ve halkını beslemekle kendi kendini tahrip ediyordu...

Bundan dolayı millet, ESAS UNSUR, kendi evinde kendi yurdunda ve kendi gerçek hayat sebebini geliştirmek için çalışmaktan tamamen yoksundu.

Bununla da kalmıyordu...

Yeni fethedilen ülkeler halklarını ve ecnebileri hoşnut kılabilmek için asıl TÜRK MİLLETİ'nin hakkından, hayat kaynaklarından ve ekonomisinden pek çok şeyler LÜTUF, BAĞIŞ olarak veriliyordu.

İtirafa mecburuz ki, şimdiye kadar hakiki, ilmî, müsbet manasıyla MİLLÎ bir DEVİR yaşamadık!..
(29.10.23)
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Bizim dünyadan bîhaber "aydın"larımız TÜRK halkını, TÜRK politikasını "aşırı milliyetçi" bulurlar...

Halbuki ATATÜRK, bizim "son 700 yıl bir MİLLİ DEVİR yaşamadığımızı" söylüyor!..

"MİLLİYET duygusunu gaflet ile ihmal edişimizin bizi çok sıkıntılara soktuğu"nu söylüyor.

Diğer milletlerden çok sonra milliyetimize sarıldığımız için, onlardan "daha çok milliyetçi olmamız gerektiği"ni söylüyor!..

Buna kulak vermek gerekir.

ATATÜRK en büyük TÜRK MİLLİYETÇİSİ'dir ama, ilk değildir.

Bu yüzden TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ TARİHİ'ne kısaca bir göz atmakta yarar vardır.

MİLLİYETÇİLİK duygusu gerçekten de TÜRKİYE TÜRKLERİ'nde, OSMANLI teb'ası diğer topluluklardan çok sonra ortaya çıkmıştır ve bir SAVUNMA İÇGÜDÜSÜ olarak gelişmiştir.

Çünkü OSMANLI TÜRKLERİ diğer toplulukların fertlerini kendinden aşağı görmediği gibi; "kavm-i necib"(asil kavim-Araplar), "teb'a-yı sadıka" (sadık vatandaşlar-Ermeniler) gibi ifadelerle kendinden üstün mevkilere getirmişlerdi...

Bugün dahi pek çok kimse Mimar Sinan'ın, Sokullu Mehmet Paşa'nın, İbrahim Müteferrika'nın aslen TÜRK olmadığı bilmez!..

Bu kişiler OSMANLI sistemi içinde Türkleştikleri için, DEVLET'e bir TÜRK kadar hizmet ettikleri için, bilinmesi de gerekmez.

Ancak 1800'lerde durum değişmiştir...

Batılılar, hem kendi dağınık prensliklerini bir araya toplayabilmek, hem de OSMANLI DEVLETİ'ni parçalayabilmek için; Arap, Slav, Yunan, Ermeni, Sırp, Arnavut ve Kürt milliyetçiliğini icat etmişlerdir.

Bu tarihten sonra OSMANLILAR'ın hâlâ eski saflıkla DEVLET kademelerine getirdikleri kişiler, DEVLET'e hizmet yerine "ayrılma" amacı gütmüş, bu suretle yabancılara hizmet eder hale gelmişlerdir.

İlk uyanan, İttihatçılar'dan Diyarbakırlı ZİYA GÖKALP olmuştur...

1900'lerden ölünceye kadar da bu konuda büyük çalışmalar yapmıştır.

Ziya Gökalp'e göre, "TÜRKLER'in uzak mefkûresi TURAN namı altında OĞUZ, TATAR, ÖZBEK, KAZAK, KIRGIZ, YAKUT ve diğer TÜRK topluluklarını LİSAN'da, EDEBİYAT'ta, HARS'ta birleştirmektir (Türkçülüğün Esasları)

Ancak Ziya Gökalp de, o dönemdeki ilk TÜRK MİLLİYETÇİSİ değildir...

Bu şeref TÜRKİYE dışından birine, hayatını Ruslar'ın işgali altındaki TÜRKLER'in istiklali ve birliği için harcayan Gaspıralı İsmail Bey'e aittir...

Gaspıralı ise hedefini şöyle özetlemişti:

"Bütün TÜRKLER arasında DİLDE, FİKİRDE, İŞDE BİRLİK!.."

Aslında TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ'nin tarihi Batılılar'ın milliyetçilik peşinde koşmaya başlamalarından çok daha öncelere dayanır.

M.S. 700'lerde dikilmiş olan ORHUN KİTÂBELERİ'nde, M.S.300'lerdeki ATTİLA'nın sözlerinde bugün bile geçerli olan TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN ESASLARI'nı bulmak mümkündür.

Ne yazık ki ATATÜRK'ÜN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, İsmet İnönü ile birlikte ölmüştür...

Tekrar tarihe gömülmüştür.

Hâlâ da gerçek anlamıyla dirilmiş değildir.

İçinde bulunduğumuz "SATILMIŞLIK FURYASI" içinde bütün düşmanlarımız bir olmuş, TÜRK MİLLETİ'ni KUŞATMA'ya almışlardır!..

Her cepheden saldırı amansız bir şekilde devam etmektedir!..

Kimileri çıkmakta ve;

"Neden milliyetçi oluyorsunuz..."

"Sınırlar kalktı, milliyetçilik öldü"

"Türk'üm, doğruyum demeyeceksin..."

"Ne mutlu Türk'üm diyene demeyeceksin..."

"Milliyetçiliğin modası geçti..."

Derken, bir yandanda;

Irkçı Kürt milliyetçiliğiniş...

Irkçı Ermeni milliyetçiliğini...

Irkçı Rum milliyetçiliğini...

Ve diğer etnik köken milliyetçiliklerini savunup onlarıda kışkırtma amacı taşımakta...

İnanç olarakda din bezirganlığı ile her türlü nifak tohumlarını ekmekte...

İnsanların vicdani duygularını sömürmekte...

Dinler arası dialog masalı ile de İslam'ı yok etmek isteyen Emperyalist, Kapitalist, Hristiyan Haçlı zihniyetine hizmet etmekte...

Kıbrıs'ı Rum'a...

Güneydoğuyu Kürt'e...

Karadenizi Rum Pontus'a...

Çanakkale'yi Avusturalya'ya...

Trakya'yı AB'ye...

Boğazları ABD'ye...

Ege'yi Yunanistan'a...

Verilmesini desteklemekte...

Atatürk tarafından kapattırılan Ruhban okullarının açılmasını...

Ve İstanbulda Ekümenlik ilan edilmesini istemektedirler

BU SATILMIŞLIK FURYASI ALTINDA KUŞATMA ZİNCİRLERİNİ KIRMAK...

GERÇEK TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ DİRİLTMEK...

BİZE...

EVET BİZE...

BİZ TÜRK MİLLİYETÇİLERİNE DÜŞMEkTEDİR!.


       Özkan BOSTANCI
http://ozkanbostanci.blogcu.com/

--
               ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL YARINLARININ SİGORTASIDIR." 
Özkan BOSTANCI
--
Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin