Hayat bazı anlarda dalından düşer
sen bir nehir olduğunda...
Önüne katıp sürüklersin onu.Yaprak kadar hafiflediği anlarda..
Kimi zaman hızlı
kimi zaman yavaş..
En sevdiğin şey(ler)den ayrılmak
koyu kırmızı bir boşluk gibi oturur içine çoğu zaman. Bir şeftalinin ortasındaki çekirdeği çekip çıkardığında görürsün aynı boşluğu...
Yaşamdır bu şarkı sözlerisını söyler senin için
insanlar gönderir sana
görmezsen usulca kaybolurlar
çevirdiğin sayfaların arkasında kalırlar..Üzerine o kadar fazla sayfa eklenir ki
hayatta olduğun sürece bulamazsın artık istesen bile...
Kuruntu ayaklarına paten geçirip hızlıca turlamaya başlar seni
ruhunu.. Aklını istemediğin ormanlara iter
iter ama ağaçlardan ormanı göremezsen
gözlerini suçlamamalısın...Zihnin kum olur arada hayallerinin resmini çizersin
dalgalar hayal kırar silerler tüm resimlerini..Oysa ki kalelerin vardır hiç yıkılmaz dediğin
kumdan kalelerin!..
Hani okulda kullandığımız uçlu kalemler vardır ya
gövdesindeki uç bitmeye yakın ufalır ama yine de çok az bir şeyler yazabileceğini umarsın
işte öyledir kimi ilişkiler
sevdalar
yakınlıklar.. Bitmesine ramak vardır ama ağır hareket edersin..Yelkovan topallasın dersin
hep o "son anı" kazırsın aklının derinliğine..
Duyarsın..Başına yıkılan duvarların seslerini.Yıkılan sözlerde ararsın ayakta kalan duvarları..
Böyle acıtan durumlarda
insan hep aynı şeyi yapar. Gözle görülür bir şey arar...
Kağıt hala beyazdır üzerindeki kahve lekesine rağmen. Leaaai kabullenirsin kağıt gibi sonra gözün alışır buna.. Zaman en önemli kaynağımız ama buruşturur hepimizi..
Sen de buruşturup atarsın bir şeyleri. Ve sonra anlarsın ki
yaldızlı kağıtlar gibi düzeltilmiyor kıvrıştırıp attığın "zaman".
Biliyorum hepimizin hayatı bir nevi dondurma..Eriyip gitmeden avuçlarından
gecikme tadına varmakta..Külah aracın olsun
muhteşem tadı daima amacın..
Küpeler tak kulağına sıcağı sıcağına ki
boynuna dolanmasınlar. Biliyorsun ardında bıraktığını sandığın
onun seni arkada bırakmadığı olabilir..
Hayat üstüne bir sürü laf edilir ordan
burdan..Söylenenler fragman gibidirler. Kısa
çarpıcı.
Yaşamlarımızsa birer filmdir
metrajının nerde bittiğini bilemediğimiz..Başrol hep senindir ama rollerin sıkça değişir..Senaryo bazen kahreder
yerlere vurur
mutluluktan uçurur
sarhoş eder
dansettirir
törpüler... Hepsi filmin devamı için seni bekler..
Şerbet yapmayı bilmeli..Yaşamın nabzına göre..Korkmamalı üzülmekten
sürünmekten. Geldiğinde de vakit gülmeyi
neşeyi körüklemeli..
Sessizliğe bir kaç kelime borcun varsa
çıkıp söyle...
Her şeyin yedeği
yaması vardır ama hayatının yok ki.
sen bir nehir olduğunda...Önüne katıp sürüklersin onu.Yaprak kadar hafiflediği anlarda..
Kimi zaman hızlı
kimi zaman yavaş..En sevdiğin şey(ler)den ayrılmak
koyu kırmızı bir boşluk gibi oturur içine çoğu zaman. Bir şeftalinin ortasındaki çekirdeği çekip çıkardığında görürsün aynı boşluğu... Yaşamdır bu şarkı sözlerisını söyler senin için
insanlar gönderir sana
görmezsen usulca kaybolurlar
çevirdiğin sayfaların arkasında kalırlar..Üzerine o kadar fazla sayfa eklenir ki
hayatta olduğun sürece bulamazsın artık istesen bile...Kuruntu ayaklarına paten geçirip hızlıca turlamaya başlar seni
ruhunu.. Aklını istemediğin ormanlara iter
iter ama ağaçlardan ormanı göremezsen
gözlerini suçlamamalısın...Zihnin kum olur arada hayallerinin resmini çizersin
dalgalar hayal kırar silerler tüm resimlerini..Oysa ki kalelerin vardır hiç yıkılmaz dediğin
kumdan kalelerin!..Hani okulda kullandığımız uçlu kalemler vardır ya
gövdesindeki uç bitmeye yakın ufalır ama yine de çok az bir şeyler yazabileceğini umarsın
işte öyledir kimi ilişkiler
sevdalar
yakınlıklar.. Bitmesine ramak vardır ama ağır hareket edersin..Yelkovan topallasın dersin
hep o "son anı" kazırsın aklının derinliğine..Duyarsın..Başına yıkılan duvarların seslerini.Yıkılan sözlerde ararsın ayakta kalan duvarları..
Böyle acıtan durumlarda
insan hep aynı şeyi yapar. Gözle görülür bir şey arar...Kağıt hala beyazdır üzerindeki kahve lekesine rağmen. Leaaai kabullenirsin kağıt gibi sonra gözün alışır buna.. Zaman en önemli kaynağımız ama buruşturur hepimizi..
Sen de buruşturup atarsın bir şeyleri. Ve sonra anlarsın ki
yaldızlı kağıtlar gibi düzeltilmiyor kıvrıştırıp attığın "zaman".Biliyorum hepimizin hayatı bir nevi dondurma..Eriyip gitmeden avuçlarından
gecikme tadına varmakta..Külah aracın olsun
muhteşem tadı daima amacın..Küpeler tak kulağına sıcağı sıcağına ki
boynuna dolanmasınlar. Biliyorsun ardında bıraktığını sandığın
onun seni arkada bırakmadığı olabilir..Hayat üstüne bir sürü laf edilir ordan
burdan..Söylenenler fragman gibidirler. Kısa
çarpıcı.Yaşamlarımızsa birer filmdir
metrajının nerde bittiğini bilemediğimiz..Başrol hep senindir ama rollerin sıkça değişir..Senaryo bazen kahreder
yerlere vurur
mutluluktan uçurur
sarhoş eder
dansettirir
törpüler... Hepsi filmin devamı için seni bekler..Şerbet yapmayı bilmeli..Yaşamın nabzına göre..Korkmamalı üzülmekten
sürünmekten. Geldiğinde de vakit gülmeyi
neşeyi körüklemeli..Sessizliğe bir kaç kelime borcun varsa
çıkıp söyle...Her şeyin yedeği
yaması vardır ama hayatının yok ki.--
DUYMADAN SESLENMEYİ BİLİYORSA YÜREK,GÖRMEDEN SEVMESİNİ DE BİLİR
İCİNDEN SEVGİ GECEN YOLDA; SEVGİ ISIGI YOLUNUZU AYDINLATSIN
BU GÜNÜNÜZ DÜNDEN İYİ OLMASI TEMENNİSİYLE
--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız: Google
Grupları "ÖYKÜSEL" grubu.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : {oykusel@googlegroups.com}
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin:
oykusel+unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için,
http://groups.google.com.tr/group/oykusel?hl=tr?hl=tr adresinde bu
grubu ziyaret edin