14 Ekim 2011 Cuma

Ynt: (MADENCİYİZTR) Maden kanunu na bir eleştiri (NecatiYıldız)

Merhabalar...
Arkadaşı sonuna kadar destekliyorum. Bu kanun memur arkadaşlar alınmasın piyasa görmemiş memur arkadaşların aldığı bi karardır. İnşallah düzeltilir ümidi ile bekliyoruz!....
 
Sadullah Mermer
Maden Mühendisi



----- Özgün İleti -----
Kimden : aakozel@gmail.com
Kime : madenciyiztr@googlegroups.com
Gönderme tarihi : 14 Ekim 2011 Cuma 18:17
Konu : (MADENCİYİZTR) Maden kanunu na bir eleştiri (NecatiYıldız)

AHLAT ÜSTÜNE 'Teminat İradları '
NECATİ YILDIZ...MADEN YÜK.MÜHENDİSİ
http://www.habermaden.com dan alınmıştır.

Sözüm meclisten dışarı; "Ayının kırk türküsü varmış kırkı da ahlat
üstüneymiş" derler. Biz madencilerin kırk türküsünün kırkı da "
Maden Kanunu" üzerine. Türkü aynı da herkes ayrı makamdan çalıp,
ayrı telden oynamakta.

Maden Kanunu ile ilgili 5995 sayılı kanun çalışmaları sürecinde bir
yazımda "anlayan sivrisinek saz, anlamayana davul zurma az" demiş,
tepkisiz madenciler için "Bir müsibet bin nasihattan iyidir"
atasözünü hatırlatmıştım.

Yazdıklarımla herhalde düşündüklerimi ifade edemedim, belki de ulusal
madencilik için savunduklarım bazı madenci örgütlerinin hesabına
gelmedi. Artık madenciler ve bazı madenci örgütleri için diyecek,
yazacak bir şeyim kalmadı, onlara davul zurna da az geliyor.

Görev yapıp emekli olmuş bir kişi olarak zaman zaman Maden İşleri
Genel Müdürlüğünü eleştirdim. Emekli olduktan bu yana Genel Müdürlük
personeline yapılan haksız eleştiriler karşısında da kendimi hala
çalışan bir personel gibi eleştirenlere gereken tepkiyi verdim, hala
da vermekteyim. Bundan sonra Maden İşleri Genel Müdürlüğünü
eleştirmeyeceğim. Ancak "ulusal madencilik" açısından Maden İşleri
Genel Müdürlüğüne bazı önerlerim olacak.

Madencilikle ilgili çıkarılan 5995 sayılı Kanun ile değişen temel
hususlar şunlar olmuştur:

· Teminat miktarı % 333 oranında artmıştır.

· Ruhsat için taban teminatı getirilmiştir.

· Devlet hakkı hesaplamalarında ocak başı satış bedelinin,
ocak maliyeti yerine, fatura bedeli üzerinden maliyetlerin
çıkarılarak hesaplanması öngörülmüştür.

· Her yıl işletme ruhsatı harcı kadar Çevre Uyum Teminatı alınacaktır.

· Arama ruhsat dönemi bürokrasiye boğulmuştur.

· Arama Ruhsat döneminde onca harcamalar sonucu ortaya
çıkarılmış bir madenin işletilebilmesi için, madenciden kaynaklanmayan
nedenlerden dolayı gerekli izinlerin alınamaması durumunda ruhsat
iptali öngörülmüştür.

Teminat miktarı daha da arttırılsa, devlet hakkı katlansa inanın
kimsenin sesi çıkmayacak. "Alan razı satan razı", kendi adıma beni hiç
mi hiç ilgilendirmemektedir. İnanın madenci devlete çok ödedikçe ülke
ekonomisine katkı veriyorum diye daha çok mutlu oluyor. Ancak her
şeye karşın Maden Kanununun son halinin "ulusal madenciliğe" olası
etkisi İdare tarafından kendi aralarında, madenciler olmadan,
oturulup tartışılmalıdır.

Üzerinde durmak istediğim konu "ruhsat teminatları"nın büyüklüğü ve
teminatların Maden Kanununa göre ceza olarak uygulanması.

Maden Kanununda "Teminat: Madencilik faaliyetlerinde kanun
hükümlerine ve tekniğe uygun çalışmayı temin amacı ile alınan nakit
para, süre yönünden sınırsız banka ve özel finans kurumu teminat
mektubu, Devlet bono ve tahvili olarak alınan geçici ödeme" olarak
tanımlanmıştır.

Madenciden faaliyetlerinde kanun hükümlerine ve tekniğe uygun
çalışmadığında irad kaydedilmek için peşin teminat istenmesi doğru
değildir. Teminat istemenin tek nedeni madencinin "potansiyel suçlu"
olarak görülmesidir.

"Aynı suçu işleyene aynı ceza" verilmesi hukukun temel ilkelerden
biridir. Hukukta "yaptırımı olmayan bir kanun hükmünün" işlerliği de
yoktur. Hukukta işlenen bazı suçların belirli süre ertelenmesi, bu
süre içinde başka bir suç işlenmemesi durumunda cezanın af edilmesi,
aksi taktirde iki cezanın birden çekilmesi gibi hususlar da vardır.
Hukukta daha suç işlenmeden muhtemelen işlenecek suç için peşin ceza
verilmesi ya da "teminat veya benzeri isim altında önceden bir bedel
alınması" da söz konusu değildir. Diğer taraftan suç işleyen bir
kişi suçun cezasını çektikten sonra aynı suçu işlemesi durumunda
yeni verilecek ceza da katlanmamaktadır.

Maden Kanununda teminatın alınış biçimine, teminat iratları ile ilgili
uygulamaya bakıldığında temel hukuk kurallarına aykırı olduğunu
görüyoruz. Madencinin potansiyel suçlu görülerek "teminat" adı
altında peşin bir bedel alınması, Maden Kanununa göre aynı fiili
işleyenlere uygulanan farklı büyüklükte teminat iradları, kanunun
bazı maddelerine göre teminatın ikiye katlanması, bazı fiillerde
hem teminat iradı hem de ruhsat iptali gibi uygulamalar hukukun temel
ilkelerine aykırı olduğunu düşünüyorum.

Maden Kanununda teminat miktarı ruhsat alanları ile
ilişkilendirilmiştir. Örneğin 2000 hektarlık bir ruhsatın teminatı
ile 100 hektarlık ruhsatın teminatı farklıdır. Her iki ruhsat
alanında Maden Kanunun 7. maddesi gereği alınması gerekli izinler
alınmadan çalışıldığı tespit edildiğinde her iki ruhsatın da
teminatı irad kaydedilmektedir. Ancak fiilin işlendiği ruhsat
teminatları farklı olduğundan irad kaydedildiklerinde uygulanan
cezalar da farklı olmaktadır.

Maden Kanununu Uygulama Yönetmeliğinde teminat iradını gerektiren
60'ın üzerinde hüküm vardır. Bu hükümlerin yaklaşık 15'in üzerinde
olanı ruhsat iptalini gerektirmektedir. Ruhsatın iptal edilmesi,
teminatlar irad kaydedilerek madenciye ceza verilmesi ulusal
madenciliğimizi geri götürecek, kimseye bir katkısı olmayacaktır.

Çözüm önerisine gelince;

· Ruhsat verilirken teminat istenmemelidir.

· Maden Kanunun teminat iratları ile ilgili uygulamalar İDARİ
PARA cezalarına çevrilmelidir.

· Çalışan, üretim yapan bir maden ruhsatı kolay iptal edilmemelidir.

İdari para cezaları zamanında ödenmemesi durumunda, yasal faizi ile
birlikte alınmalıdır. Zaten kişi ya da şirket "Vergi Dairesinin" kaydı
altına bir girdiğinizde bir daha kurtulma olanağını yoktur. Devler
iğne deliğine girip saklansanız gelip sizi bulacak, alacağını tahsil
edecektir.

Maden Kanununda teminat iradı gerektiren haller, üç ya da dört grup
altında toplanmalıdır. Örneğin 29.Madde belgelerini vermemek önemli
bir Kanun ihlali ise 5.000 TL karşılığı 1.grup idari para cezası
olmalı, hata ve noksanlıkları düzetmemek II.Grup ceza kapsamında
değelendirilerek her defasında 2.500 TL idari para cezası
verilmelidir. İdari para cezaları da makul, ödenebilir seviyede her
yıl belirlenmelidir.

Bu çözüm önerisi yerine daha uygun, uygulanabilir, ulusal madenciyi
mağdur etmeyecek yeni öneriler de üretilebilir.

Ben daha önce yazmıştım, teminat iradları çok ağır cezalar haline
gelmiştir. Madenciyi iflasa kadar sürekleyecek boyuttadır. Maden
İşleri Genel Müdürlüğü kendini madenci yerine koyup bu uygulamayı
herhangi bir talep gelmesini belmeden gözden geçirmelidir.

--
Bilgi, paylaştıkça çoğalır.
Abdullah AKÖZEL
Maden Yük.Mühendisi
İş Sağ ve Güv.Uzmanı
İşyeri hekimi ve İş Güvenliği uzman Eğitimcisi
0506 427 42 22 aakozel@gmail.com
Aracısız ve ücretsiz ilan portalı
(Maden Sektörü iş ilanları+Madencilikle ilgili tüm ilanlar)
http://www.madenilan.com.

--
http://www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı)
Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com 0506 427 42 22
Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin:
madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için,
http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu
ziyaret ediniz.