"Serdar Bolat" <serdarbo...@superonline.com> Aug 04 06:31PM +0300 ^
PKK ile değil, ABD ile savaşıyoruz
+++++++++++++++++++++++++++++
Ali Serdar Bolat 4 Ağustos 2011
Arka arkaya şehitler vermeye devam ediyoruz.
Sadece biz değil, İran da aynı durumda.
26 Temmuz'da Servabat kentindeki ordu karargahına baskın yapan PJAK,
Tuğgeneral Hudlan'ı şehit etti.
İran son bir hafta içinde PJAK saldırılarında yurt içinde 8 şehit verdi.
Orada kimse "Ordu başarısız" diye yırtınmıyor.
İran Hükümeti, PJAK ile değil, ABD ile savaştıklarının bilincinde.
ABD'nin baş destekçisi ise AB.
Kum Üniversitesi mensuplarının gösterisinde "PJAK'ı Amerika destekliyor"
sloganları atıldı.
Örgütün Ahmedi adlı elebaşı Almanya'da.
Milli Güvenlik Komitesi Üyesi Sururi: "PJAK örgütünün elebaşı Ahmedi'nin
hain eylemlerini kanıtlayan belgeleri teslim etmemize rağmen Almanya tepki
vermedi, örgütün elebaşını bu şekilde korumak suretiyle terörist gurubu da
himaye ettiğini gösterdi" dedi.
İran'ın Öcalan'ı şu anda Almanya'dan örgütü yönetiyor yani.
Türkiye'de PKK, İran'da PJAK, Irak'ta Barzani. (Suriye'deki bölücülerin
örgüt kurma çalışmaları devam ediyor. AKP hükümeti sayesinde geçenlerde
Hatay'da toplantı yaptılar.)
Demek ki sadece Türkiye'de değil, İran'da, Suriye'de, Irak'ta da bölücüleri
Amerika destekliyor.
Amacı, bu 4 devletten koparacağı parçalar üzerinde kendine bağlı Birleşik
Büyük Kürdistan kurmak.
Bir internet sitesinde bir arkadaş bana: "Türk ordusunu terörle savaşta
başarılı mı buluyorsunuz" gibi garip bir soru yöneltti.
Halbuki, başarılı olan da olamayan da hükümettir.
Cumhurbaşkanı, başkomutandır. Bütün sorumluluk devlet yöneticilerine,
Başbakan ve Cumhurbaşkanı'na aittir.
Türk Ordusu, TBMM'nin ordusudur, barışta Başbakanlığa bağlıdır, onun verdiği
görevleri yapar.
Şimdi bir bataklık düşünün, orada sivrisinekler ürüyor.
İlçe sakinleri şikayetçi. Kaymakam ve Belediye Başkanı, ellerine paletler
tutuşturdukları zabıta görevlilerini sokaklara salmışlar.
Zabıtalar sokakta pat pat vurup duruyor. Yıllar geçiyor, sivrisinek
saldırıları tükenmiyor.
Şimdi birisi size: "Zabıtayı sivrisineklerle savaşta başarılı mı
buluyorsunuz" diye sorsa, ne cevap verirsiniz?
Kaymakam ve Belediye Başkanının zabıtaya: "Git bataklığı kurut,
sivrisineklerin yuvasını yok et" demesi gerekmez miydi?
Pat pat vurmakla sivrisinek tükenir mi?
PKK ile savaşta da Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Türk Ordusunun durumu
yukardaki sivrisinek örneğinin aynıdır.
Vermişler ordunun eline silahları, "Git PKK'li avla" diyorlar.
Ordu 30 PKK'li öldürse, Kandil anında 30 yeni eğitilmiş PKK'li yolluyor.
Türkiye'den de Kandil'e eğitilmek üzere 30 genç gidiyor.
Sen ne kadar PKK'li, öldürürsen öldür,
aynı sayıda Kandil'de eğitilmiş hazır bekleyen PKK'li Türkiye'ye yollanıyor,
Türkiye'den de Kandil'e aynı sayıda genç eğitim görüp hazır kuvvet haline
gelmek için gidiyor.
Bu durumda Türk Ordusu'nun başarılı olmasını nasıl bekliyorsunuz? Nasıl
başarılı olabilir?
Karşısındaki düşman, ne kadar öldürürsen öldür, eksilmiyor...
Peki, ne yapmak lazım?
Kandil'e gidip eşkiyanın karargahını, ihtiyatlarını, eğitim yerlerini, silah
depolarını yok etmek, orayı bir daha kullanamayacakları hale getirmek ve
belirli bir süre orada kalmak gerekir.
Yani bataklık kurutulmalı ki, sivrisinekler üreyemesin.
T.C. Hükümetleri defalarca sınır ötesi harekat için "tezkere" çıkardılar.
Şu andaki AKP Hükümetinin elinde de tezkere var.
Peki, hükümetler ne yaptı bugüne kadar bu tezkerelerle?
Sadece sınırlı sınır ötesi harekat. Biraz içeri giriyoruz, birkaç çat pat,
sonra geri. Ama eşkiyanın merkezi olan Kandil'e asla gitmiyoruz.
Kandil'den batıya doğru uzanan şeritteki birkaç kampı basıp geri dönüyoruz.
En son, AKP Hükümeti ve Org. Büyükanıt döneminde Güneş Harekatı yapıldı. Hem
de kış ortasında.
Ordumuz Kandil'e yaklaşırken heyecanla yerinden fırlayan Buşoğlu Buş
telefona sarıldı:
"Aman Mistır Tayyip, ordunuz Kandil'e yaklaşıyor. Durdurun şunları" dedi.
Bir de açıktan emir verdi ki bütün dünya duysun: "Artık yeter, harekatı
bitirin"
Amerika'ya bağımlı olan Türk hükümetleri, ordumuza:
"Git, Kandil'i yok et, karşına kim çıkarsa vur, Barzani Peşmergesi çıkarsa
vur, Amerikan askeri çıkarsa vur"
dedi mi?
Demedi, diyemedi. Neden? Amerika istemiyor da ondan.
Amerika PKK'yi koruyor. Buş'un feryadı bunu açıkça ispat ediyor.
Sadece korumakla kalmıyor, yardım ediyor.
E. Org. Necati Özgen, 28 Temmuz'da Ulusal Kanal'daki programda ABD'nin
PKK'ya yardım gönderdiğini gözleri ile gördüğünü söyledi.
Aydınlık, bundan birkaç sene önce, ABD'nin PKK'ya gönderdiği 1,250,000 dolar
yardımın belgesini yayımlamıştı.
ABD, Çelik Harekatı sonrası Irak'tan kaçırdığı peşmergeleri Guam Adası'nda
eğitip geri yollamıştı.
Bu peşmergeler ABD subayları eşliğinde Kandil'de PKK'lılara eğitim vermeye
giderken görüntülendiler.
Yani karşımızda Özal'ın bizi yanıltmak için söylediği gibi "Bir avuç
çapulcu" yok, Amerikan ordusu standartlarında eğitim gören, lojistiği ve
istihbaratı Amerika tarafından sağlanan bir örgüt var.
ABD'nin PKK'ya yaptığı yardımların belgelerini Özal'a veren Org. Eşref
Bitlis, Özal'ın ihbarı üzerine ABD saldırısına uğradı.
Kuzey Irak'a giden helikopteri, yapılan ikaza rağmen ABD uçakları tarafından
düşürülmek istendi. Helikopterin yanından toplu halde geçerek oksijensiz
bırakıp düşürmek istedilerse de pilot yere inmeyi başardı. Burada başarılı
olamayınca içerden suikast yaparak Bitlis Paşa'yı şehit ettiler.
Çuvalcı generalin ziyaretinde Genelkurmay, uydu üzerinden canlı paylaşım
talep etti.
Amerikalı bu isteği duymazdan geldi.
"Anında istihbarat" dedikleri şey, Amerikalıların işlerine gelen uydu
görüntülerini bize aktarması.
Bu da, aslında istihbaratın PKK'ye verildiğini gösteriyor.
Bizim Genelkurmay'a verilmeyen görüntüler, Taraf gaz tenekesi'ne veriliyor
ki, orduyu suçlasınlar.
Ayrıca, birliklerimiz göreve çıkarken valilerden izin almak zorunda.
Valilerin çoğu Fethullahçı, gerisi AKP'nin valisi (Ben değil, kendileri
söylüyorlar). Ne demek istediğimi anladınız.
Bu durumlar göz önüne alınırsa "Türk ordusu terörle savaşta başarılı mı"
diye sormanın bir anlamı kalıyor mu?
"Amerika stratejik ortak, anında istihbarat, bilgi paylaşımı, Amerika PKK'yi
terörist örgütler listesine aldı" vesaire palavraları bitmeden terör bitmez.
"AB demokrasinin beşiği, Atatürk'ün gösterdiği çağdaş medeniyet yolu AB"
palavraları bitmeden terör bitmez.
Milli bir hükümet kurulup orduya
"İran ordusu ile müştereken Kandil'i yok et, karşına kim çıkarsa vur.
Dağların güneyine, ovanın başlangıcına kadar olan dağlık bölgede emniyet
şeridi kur,
Türkiye içindeki teröristler tamamen tükenene kadar o bölgeden ayrılma"
emri verilmeden terör bitmez.
Bu arada Erbil'deki kukla parlamentonun üzerinde uyarı uçuşu yapılması ve
Amerikan uçaklarının yanlışlıkla Yugoslavya'daki Çin elçiliğine bomba
düşürmeleri misali parlamento civarına yanlışlıkla birkaç bomba düşürülmesi
anlamlı olur.
Harekat sırasında Kandil'den güneye kaçanların Barzani'ye sığınmalarını
önlemek için güneyden kuşatma da düşünülmelidir.
++++++++++++++++++++++++++++++
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
kaliteli slayt grubu
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin