13 Mayıs 2011 Cuma

((slayt izle)) SEYYAR TAHİR // Rifat Serdaroglu



Rifat Serdaroglu <rifatserdaroglu@gmail.com>
13 Mayıs 2011 09:34

 

SEYYAR  TAHİR

“Çocuklar Duymasın” dizisinin çok gırgır bir “Seyyar Tahir’i  var.  
Yalanı o kadar enteresan  bir şekilde söylüyor ki, hem gülüyorsunuz, hem de sinir oluyorsunuz. 
Seyyar Tahir, dünyadaki her şeyi kendisinin keşfettiğini iddia ediyor. Bunu söylerken kendi inanıyor ama, ne kadar komik duruma düştüğünün farkında bile olmuyor…

Türk siyasetinin doğrucu Davut’u,  Eşbaşkan Erdoğan da zaman ve mekandan münezzeh bir kişi olarak, kendisinden önce yapılan her şeyi hem inkar ediyor, hem de bu işleri kendisinin yaptığını söylüyor…

Örnek ; Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 1992 yılında kuruldu. Bu üniversite kurulduğunda Türk Siyasetinin “Seyyar Tahir’i” henüz İETT’de hem gişe memurluğu yapıyor, hem de top peşinde koşturuyordu. Ben, Bakan olarak  1993 ve 1997 de iki defa bu üniversiteye konferansa gitmiştim.
Eşbaşkan Zonguldak meydanına, Profesör Mehmet Haberal’ın kadim dostu,  “Fırdöndü Köksal Toptan” ile çıktı ve “2007 de Zonguldak’ta Karaelmas Üniversitesi var mıydı? Yoktu!.. Biz kuracağız dedik, kurduk mu?  Kurduk” dedi.
Aynen Seyyar Tahir gibi,  19 sene evvel kurulmuş bir üniversiteyi 2007 de  yeniden kurduğunu, 2011 de söyledi!...

Şimdi Eşbaşkan Erdoğan’a bir sorumuz var. Madem ki her şeyi siz yaptınız, her şeyden haberiniz var, madem ki sizden habersiz devlette kuş uçamaz,
o zaman aşağıdaki işi de kimin yaptığını biliyorsunuz demektir. Olayı anlatayım da, cevabını siz verin ve  bu sahtekarlığı kim organize etti ise  yakasına beraberce yapışalım
;

Berat Albayrak, Çalık Grubu Genel Müdürlüğüne getirildikten bir müddet sonra Eşbaşkan Erdoğan’ın damadı olur. Arkasından Vakıfbank Genel Müdür Yardımcılığı görevinden istifa eden Önder Halis Demir, Çalık Grubuna ait, Çalık Yatırım Bankasının Genel Müdürlüğüne getirilir.
Çalık Grubu, TMSF’nin açtığı ATV-Sabah- Yeni Asır varlığının satış ihalesine girmeye karar verir. İhale şartnamesini 25 firma inceler, 8 firma şartnameyi satın alır, üç firmaya ön yeterlilik verilir. Fakat kim okuyup üflediyse hiç kimse ihaleye katılmaz ve Çalık grubu ihaleye tek başına girer,  tabii ki kazanır!.
Çalık Grubuna ihale bedelini getirmesi için 60 gün süre verilir.

Çalık Grubu, kredi arayışına girer  fakat dünyadaki hiçbir özel banka,  mali gücü yetersiz olan bu firmaya böyle büyük bir kredi vermeyi kabul etmez… Damadın başında olduğu Grup, Devlet Bankaları olan Vakıfbank ve Halkbank’a başvurur. Çalık Grubunun Vakıfbank’tan kredi talep ettiği tarih 31.03.2008 dir. İlgili şube, kredi talebini 10.04.2008 tarihinde Genel Müdürlüğe ulaştırır. Tam tamına 7 gün sonra, kredi onaylanır!... İki Bankadan 750 Milyon Dolar (Yedi yüz elli) kredi alınır.  Alınmasına alınır da, adına “teminat” denen ufacık bir problem ortaya çıkar. Çalık Grubunun tüm malvarlığı 102 Milyon Dolardan fazla etmemektedir. Bu zor zamanda “Seyyar Tahir’in” aklına bir cinlik gelir.
Der ki; “Siz Çalık Grubu olarak, ATV-Sabah-Yeni Asır bütünlüğünün, firmanıza devrinden sonra bankalara ipotek edeceğinize dair taahhütname verin, bu işi çözelim!..”
Ne güzel değil mi, mal zaten devletin, devlet  hem satıyor hem de sattığı malı teminat olarak kabul ediyor, bu da yetmiyor, adamın cebine devletin 750 Milyon Dolar parasını  koyuyor. Bu arada devletin çok önemli bir mal varlığı, Çalık Grubunun ve damadın oluyor. Kurban olsunlar böyle  kayınpedere!...  
Aynen,  hap yap, para kap” misali…

Bu arada bu soyguna karşı çıkanlar; “Böyle rezalet olmaz, bu kredinin geri dönüşü risklidir” diye muhalefet  şerhi koyarlar. Ankara’da ise, kredi verilen toplantılarından bazılarının ses ve görüntü kayıtlarının da, ilk iktidar değişikliğinde kamuoyuna açıklanmak üzere bir yerlerde depolandığı dilden dile dolaşmaktadır!...

Şimdi gelelim zurnanın zart dediği yere…
*Bu basın organları bugün AKP’nin  yayın organı gibi çalışmaktadırlar. AKP ve Eşbaşkan Erdoğan,  gayrimeşru ilişkiler sonucu oluşmuş bu medya grubunun desteğini nasıl kabul etmektedirler?...
*Bu basın organlarının,  CHP’li ve MHP’li Belediyeler ile uydurma yolsuzluk haberlerini yayınlamaları ne kadar samimidir?
*Eşbaşkan bu maceranın iç yüzünü Türk Milletine açıklayabilir mi?

Yazıyı bir fıkra ile tamamlayalım;
Gençliğinde, hayat kadını olarak çalışan sonra da randevu evi işleten bir bayan,  semt kilisesindeki papaza  günah çıkartmaya gitmiş,  “Papaz efendi, evet ben hayat kadını olarak çalıştım, çok günah işledim,  sonrada randevu evi çalıştırdım ama kazandığım parayla kilisenize çok yardım ettim. Benim durumum nedir? Günahım var mı?  Papaz düşünmüş, düşünmüş ve cevap vermiş;  
“Ettiğin iyilikler, işlediğin günahları götürmüş, bu kadar yıl boyunca  ‘öpüldüğün” yanına kâr kalmış.”

Eee  Seyyar Tahir, söyle bakalım, bu alışverişte, öpen kim, öpülen kim?...
Not: Murtaza Demir Beyefendiye yazısından dolayı teşekkür ederim.

Sağlık ve başarı dileklerimle   13 Mayıs  2011

RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11

 


--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin