12 Mayıs 2011 07:37
BİN LADİN ÖLÜR, BİN LADİN DOĞAR!
ABD operasyonunda Bin Ladin’in yanında bulunan 12 yaşındaki kızı, Pakistanlı yetkililere babasının canlı ele geçirildiğini ama hemen ardından ailesinin gözleri önünde başından vurularak öldürüldüğünü söylemiş. CIA Başkanı Panetta ise, operasyondaki “hedefleri uyarabileceği” kaygısı nedeniyle Pakistan’a önceden haber verilmediğini söylüyor… ABD Pakistan yönetimine güvenmediğini açıkça söylemiş. Bu nasıl dostluk anlayışıdır böyle?..
Pakistan bağımsız bir devlet değil mi?
Bağımsız bir devlet içinde, ABD’nin o devlet yetkililerine haber vermeden operasyon yapması, doğrudan bir ülke egemenliğine karşı yapılmış bir saldırıdır. Pakistan bizim de dostumuz değil midir? Bin Ladin’e arka çıkamayız bunu anlamak mümkün, ama bu kardeş ülkenin egemenliğinin ayaklar altına alınmasını da mı kınayamayız? Bu nasıl iştir. Biz bağımsız bir devlet değil miyiz? Anlaşılan uluslararası hukuk büyük devletlere işlemiyor!.. Diyelim gerçek öyledir. Peki, bizim böyle bir hukuksuzluğu meşru göstermek gibi bir görevimiz mi var? En basitinden hukuksuzluğu bile hükümetimiz kınayamıyor. Çünkü kendisi de aynı bataklığın içinde… Her şey “Tencere dibin kara seninki benden kara” özdeyişine uygun…
ABD’den yapılan ilk açıklamaya göre Bin Ladin’in evinde silah bulunmadığı anlaşılıyor. Buna rağmen onu, direndiği için öldürdüklerini söylüyorlar! Dünya halkları aptal yerine böyle konulur. Silahı olmayan bir insan nasıl direnebilir ki? Operasyonda oğlu, kurye olduğu bildirilen bir kişi ve kardeşi ile bir de kadın öldürülmüş. Evde bulunan diğer kişiler ise gözaltına bile alınmamışlar… O zaman sormazlar mı adama, Bin Ladin dışındaki kişilerin bir suçu yoksa onları neden öldürdünüz? Suçlu iseler eğer, diğerlerini neden gözaltına almadınız?.. Amerika olmak size suçsuz insanları öldürmek hakkını veriyor mu? Peki, bizim hükümetimiz bu keyfiliği neden kınamadı? Ölenler bizim Müslüman kardeşlerimiz değil mi?..
Usame Bin Ladin, Sovyet işgali sırasında ABD’nin Afganistan’da “mücahit” hareketini kurma operasyonunu yönetmişti. Bir süre sonra Ortadoğu’daki gelişmelere zarar verebileceği düşüncesiyle saf dışı edildi… O aslında ABD’nin has bir adamıydı…(1)
Usame Bin Ladin, Yemen asıllı Suudi milyarder işadamı Muhammet Bin Avad Bin Ladin’in 55 çocuğundan 17’ncisi. 1957 doğumlu olan Ladin’in annesi ise Suriye asıllı. Babasının Suudi olmayan 11’nci karısı. Bin Ladin de 5 kadınla evli ve 24 çocuk sahibi. Suudi Arabistan’ın en büyük müteahhitlerinden olan ve büyük alt yapı ihaleleri alan babası, ABD’ye iki başkan çıkaran Bush ailesi ve eski Başkan Yardımcısı Dick Cheyne ile ortak işler yapmış. İkiz Kule’lere saldırı yapıldığında, Bin Ladin ailesinin 11 mensubu ABD’de yaşıyordu…
Müslüman Kardeşler örgütünün liderlerinden Seyit Kutub’un kardeşi ve öğretmeni Muhammet Kutub’un aracılığı ile Müslüman Kardeşlere katılmış. 1982 yılında Suriye’de gerçekleşen Hama isyanını Ladin finanse etmişti. Bin Ladin Suudi kraliyet ailesinin isteğiyle, Sovyetler’in Afganistan’ı işgalinden iki hafta sonra Pakistan’a gitmişti. ABD’nin isteğiyle Afganistan’da Sovyetler’e karşı oluşturulacak direniş hareketini yönetme görevi kendisine verilmişti. 1982 yılında gittiği Afganistan sınırında, kamplar kurdu. İslam ülkelerinde kurduğu hizmet büroları ile Afganistan’da savaşacak gönüllüler toplamıştı. Peşaver’de eğitilen bu gönüllülerin sayısı 20 bini bulmuştu. Doğrudan Suudi İstihbarat Örgütü’nü yönetin prens Türkî El Suud’a bağlı çalışmış. Suudi İstihbarat Örgütü de zaten CIA ile iç içeydi. Dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan, Bin Ladin’in gönüllülerinden her zaman övgüyle söz etmiştir… (2)
Bin Ladin’in yetiştirdiği gönüllüler, Kuzey Afrika ülkelerinde ve Ortadoğu’da ABD’nin kontrolüne girip, isyanlarda başrol oyunculuğuna soyunduklarında, Bin Ladin’e artık ihtiyaç kalmamıştı… Sıra Bin ladin’in insan haklarına gelmişti. İlk sırada her insanın olduğu gibi onun da “yaşama hakkı” vardı. Demokrasi ve insan haklarının savunucusu (!) ABD de onun “yaşama hakkı” na son verdi.
NE ÇOK YAŞADI BİN LADİN?!..
Şimdi orta yerde kalan sorular şunlardır:
Bu dünyada en büyük terörist kimdir? Bin Ladin mi, yoksa onu yaratan ABD mi?
Bin Ladin’i yaratan ABD’nin, teröre karşı olduğuna asla inanmayın!..
Aslında ABD kendi çıkarlarını korumak için, terörü bir yöntem olarak benimsemiştir… Ayrıca ABD’nin çıkarları gerektirirse, hiç tereddüt etmeden “laiklik ilkesini” de derhal ihlal edebilir. “yaşama hakkı” yanında “laiklik ilkesi”nin lafı edilebilir mi?..
Bin Ladin ve onun üzerinden, dinin siyasete alet edilmesini bizim hükümetimiz kınayamaz. Çünkü onların da baş istismar konusu, dinin siyasete alet edilmesidir!..
Bundan böyle ne zaman “laiklik” ve “ihanet” kavramlarını duyarsam, aklıma ilk Bin Ladin gelecek!..
O zenginlik içinde ve Allah yolunda, fakat ABD’nin hizmetinde kısa bir ömür, böyle geçti işte…
Emperyalizm için ise fark etmez; “mücahit” lazım olduğunda “Radikal İslam” desteklenir, “müteahhit” lazım olduğunda “Ilımlı İslam”… Her ikisi için de taban aynı, kullanılmaya hazır Müslüman!..
Av. Cemil Can
DİPNOTLAR:
(1) http://tr.wikipedia.org/wiki/Usame_bin_Ladin
(2) http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/05/110502_laden_profile.shtml
--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
kaliteli slayt grubu
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin