Ülkemizdeki işsizlik oranı bazı yıllarda yatay seyir izlese de kriz dönemlerinden bağımsız olarak artarak devam etmektedir. Kriz dönemlerinde işten atmalarla ve daralan istihdamla bu oran daha da artmaktadır. Maden mühendisleri arasında işsizlik ve meslek dışı işlerde çalışanların oranı odamız kayıtlarına göre % 39 civarındadır. Halen ikinci öğretimlerle birlikte 27 maden mühendisliği bölümünden her yıl 1200 civarında meslektaşımız mezun olmaktadır. Yaşamlarının en güzel yıllarını maden mühendisi olmak için harcayan genç meslektaşlarımızı başta işsizlik olmak üzere iş güvencesinden yoksun, çalışma koşullarının niteliksizleştiği düşük ücret ve uzun çalışma saatleri beklemektedir. Bizler emeğimizi satarak yaşamaya çalışan, hayat şartlarının sürekli kötüye gittiği, emekliliği hayal bile edemeyecek kadar uzak gören, iş güvencesinden yoksun, sigortasız, asgari ücretle çalıştırılan ve her an kapı önüne konulma endişesi ile sürekli tavizler veren maden mühendisleriyiz. Kamu kurumlarının her geçen gün özel sektöre devredildiği, taşeron sisteminin dayatıldığı bir düzende oradan oraya savrulmaktayız. Bu koşullara dur demek için, güvenceli bir iş için, istihdam edilebilmek için bu imza kampanyasını gerçekleştiriyoruz. Bugünün işsizi yarının çalışanı, bugünün çalışanı yarının işsizi olabilir; aydınlık yarınlar için imza kampanyamıza desteklerinizi bekliyoruz.  Taleplerimiz - İşsizliğin artmasıyla birlikte mühendislerin ücretleri de büyük bir hızla azalmaktadır. Meslektaşlarımız bürolarda 800–1000 TL/ay yer altı işletmelerinde ve şantiyelerde 1000–1200 TL/ay gibi düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. Emeklilik ve gelecekleri için gerekli primler düşük gün sayısı ve buna karşılık gelen asgari ücret üzerinden yatırılmaktadır.
2011 yılı Odamızın belirlediği ve daha sonraki yıllarda belirleyeceği maden mühendisliği asgari ücreti yasal güvence altına alınmalı, primler gerçek ücretler üzerinden yatırılmalı, yatırmayan işyerleri için gerekli cezai işlemler uygulanmalıdır. - Ağır ve tehlikeli işler kapsamına giren madencilik sektöründe çalışan meslektaşlarımız günlük 13-14 saate varan çalışma süreleri ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Bunun yanı sıra mesaileri kayıt altına alınmamakta, yasal izinleri kullandırılmamaktadır.
Haftalık çalışma süreleri 40 saatle sınırlandırılmalıdır. Fazla mesai ücretleri eksiksiz ödenmeli, yasal izin haklarının tümü kullandırılmalı, meslektaşlarımızın bu haklarını gasp eden işyerlerine cezai yaptırım uygulanmalıdır. - Birçok işyerinde teknik konulardaki işler mühendislere yaptırılmayarak mesleğimiz niteliksiz hale getirilmeye çalışılmaktadır. Ayrıca meslektaşlarımız mühendislik mesleği dışındaki işlerde de çalışmaya zorlanmaktadır
Mesleğimize dönük niteliksizleştirme saldırıları durdurulmalı, üretim sürecinde etkili ve nitelikli mesleki koşullar sağlanmalıdır. Mühendislerin görev tanımları dışındaki işlerde çalışmaları engellenmeli, gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı ve bunların uygulanması denetlenmelidir. - Kamu kurum ve kuruluşlarında yapılan özelleştirmeler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılan ve yapılması düşünülen değişikliklerle kamuda güvencesiz ve esnek çalışma koşulları yaratılmaktadır. Tayin, terfi ve atamalar liyakat ölçütlerine bakılmadan yapılmaktadır. Ehliyet ve liyakat ölçütlerine bakılmadan yapılan bu atamalar kamunun kaynak kaybına neden olmaktadır.
Kamu kurum ve kuruluşlarında yapılan özelleştirmeler durdurulmalı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki antidemokratik uygulamalar kaldırılmalı, kamu çalışanlarına grevli toplu iş sözleşme hakkı tanınmalıdır. Atamalar liyakat ölçütleri çerçevesinde şeffaf olarak yapılmalıdır. - Özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın iş güvencesi bulunmamaktadır. Çeşitli bahanelerle işten çıkartılan meslektaşlarımız her türlü hak mahrumiyeti yaşarken emeklilik ve güvenli gelecek hakları ellerinden alınmaktadır.
Kriz vb. bahaneler ile işten çıkarmalar yasaklanmalı, insanca yaşayacak ücret karşılığında emeklilik hakkı güvence altına alınmalıdır. Güvenceli iş ve çalışma hakkı çalışan tüm mühendisleri kapsamalıdır. - Meslek alanımızda son yıllarda işsizlik büyük bir hızla artmaktadır. Yeni mezun meslektaşlarımızın birçoğu ya iş bulamamakta ya da kölelik koşullarında çalışmaya zorlanmaktadır. Meslektaşlarımızın insanca yaşayabilecekleri ve üretebilecekleri çalışma koşullarını oluşturmak devletin anayasal görevidir.
İşsizliğe karşı maden mühendislerin istihdamını artıracak düzenlemeler yapılmalıdır. Kamu kurum ve kuruluşlarında mesleğimizi doğrudan ilgilendiren işlerde ( KGM, TCDD, DSİ, İl Özel İdareleri ve madencilik faaliyeti gerçekleştiren her kurumda ) meslektaşlarımızın istihdamı sağlanmalı ve korunmalıdır. - Teknik alt yapı, eğitim kadrosu ve düzeyi planlanmadan uygulamaya konulan “her ile bir üniversite” uygulaması ile her yıl yaklaşık 1200 maden mühendisi sektöre girmektedir. Bu sayı her geçen yıl daha da artacaktır. İşsiz mühendis ordusu yaratmakta olan bu uygulama genç meslektaşlarımızın hayatlarını karartırken, iş barışını ve güvenli çalışma ortamını da yok etmektedir.
Ülkemizin ihtiyaç duyduğu maden mühendisi istihdamı donanım, içerik ve öğrenci sayıları bakımından yeniden planlanmalıdır. İstihdam sorunu çözülmeden geliştirilen bu yaklaşım terk edilmelidir. - Kadın meslektaşlarımız kadın olmaktan kaynaklı sorunlarından (gebelik, doğum, emzirme…) dolayı işe başlamada ve çalışma hayatlarında çeşitli (mobbing, taciz vb.) sorunlarla karşılaşmakta olup, eğitimini almış oldukları mesleklerini yapamamaktadır. Erkek meslektaşları ile aynı işi yapmalarına rağmen onlardan daha az ücret almakta ve bu nedenle onlardan daha fazla ezilmektedir.
Kadın olmaktan dolayı işe başlamada ve çalışma hayatında çeşitli zorluklarla karşılaşan meslektaşlarımız için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, mevcut olan kanunların uygulanabilirliği düzenli olarak denetlenmelidir. İşe başlamada ve çalışma yaşamında, gebelik, doğum, evlilik gibi durumlar bahane edilerek kadın meslektaşlarımız mağdur edilmemelidir. Cinsiyete dayalı ücret farklılıkları ortadan kaldırılmalı, eşit işe eşit ücret verilmelidir. - Teknik nezaretçi olarak atanmış olduğu maden sahasını denetlemekle yükümlü maden mühendisi, işveren- teknik nezaretçi bağımlılığı nedeniyle görevi ile ilgili gerekli hüküm ve yetkileri özgürce yerine getirememektedir. Daha sonra da oluşabilecek her türlü sorundan sorumlu tutulmaktadır.
Teknik nezaretçilik yapan meslektaşlarımızın sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için; işveren - teknik nezaretçi ilişkisinin bağımsızlaştırılması gerekmektedir. Daimi nezaretçi olarak görev yapan meslektaşlarımıza iş ve ücret güvencesi sağlanmalıdır. - Ülkemiz coğrafyasının her yerinde sürdürülen madencilik çalışmalarının denetimi, Ankara’da bulunan Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün kısıtlı kadrosuyla yapılmaktadır. Bu durum denetimlerin aksamasına dolayısıyla iş kazalarına ve can kayıplarına da neden olmaktadır.
Ülke kalkınmasında büyük bir rol oynayan madencilik sektörünün, insan odaklı olarak gelişmesi esas alınmalıdır. Alana ait düzenleme, kontrol ve denetimlerin tek elden yapılması için bir Maden Bakanlığı kurulmalıdır. Madencilik Bakanlığı bünyesinde ülke genelinde teşkilatlandırılmış Maden İşleri Genel Müdürlüğü, mevcut sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır. Mesleğimizi ve meslektaşlarımızı ilgilendiren konuların karar süreçlerinde Odamızın da içinde bulunduğu demokratik katılım mekanizmaları oluşturulmalıdır.
|