Öncelikle şubenin ocak gezilerini art niyetli buluyorum demedim. sadece gerçekçi bulmuyorum dedim. İfadem aynen şöyle idi. ( iyi niyetli yaklaşımı önemsiyor ve saygı duyuyorum ama, hiç ama hiç gerçekçi değil.) Denetleme işini bakanlıklar yapıyor, işletmeler, çalışma ortamını kanun ve yönetmeliklere göre yapıyor - veya yapıyor olmalı.( bilgisi, tecrübesi ve imkanları ölçüsünde ). Oda bu şekilde hem rol çalıyor, hem de gereksiz yere bir yük altına giriyor. Olaydan önce gitseler önlenebilir miydi bu kaza sorusu akla geliyor. Önce gitselerdi çok büyük fayda sağlayacaklarına inancım sonsuz. Ama arkadaş memlekette binlerce saha var hangi birine yetişebilirsin? Herkes odadan birilerinin gelmesini bekleyecek, ya da çalışanların sağlığı odanın o işletmeye gelip gelmeyeceğine mi bağlı kalacak...Ve böyle bir resmi görevin yok. Ve bu konu odanın en önemli eleştirilecek konusudur. Madem ki, mühendislerimizin yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Çeşitli konularda kar amacı gütmeden, nitelikli kişilerin vereceği eğitimleri ve seminerleri düzenlesinler, birbirinden bihaber aynı iş kolunda çalışan meslektaşlarımızı buluştursunlar. yeni teknolojileri, sistemleri anlatsınlar, ama siyasetle uğraşmaktan sıra gelmiyor sanırım. Kendi meslek grubumda fikrimi belirtmemin çok abes olmayacağını düşünüyorum. Kabul görür, ya da görmez herkesin kendi takdiridir. Bir önceki teknik nezaretçi yazışmalarında bir arkadaş aynen şöyle yazmıştı. ".. Sen olaya hep mühendis gözüyle bakarsan bu dediklerine katılmamak mümkün değil, ancak….. diye devam eden bir cümleydi. İltifat mıydı, eleştirimiydi çözemedim... Şimdi de şöyle bir cümle, Tüm ocaklarımızın, bilime, mevcut kurallara uygun işletildiğini ve de, tüm meslekdaşlarımızın işini iyi bildiği varsayımından yola çıkıyorsunuz herhalde ...... diye devam eden... bu cümle üzerinden düşünmeye başlasak günlerce tartışırız. Cümle kendi içinde o kadar ironik ve aynı zamanda paradokslar içeriyor ki, madenciliğimiz bu kadar iyi özetlenemezdi sanırım... Teşekkürler Bülent Bey. Bu tür mesleki ziyeretlerin çok faydalı olacağına inancım tam. Hatta şu an çalışmakta olduğum işletmedeki benimsemiş olduğum fikir "tüm çalışanlarımız; aşçı, bekçi, ofis elemanı, sondör, selül sorumlusu, yeraltı işçisi en az ikinci bir maden işletmesi görmelidir" bu kapsamda küre, koyulhisar, gümüşhane, yeni çeltek, akdağmadeni, bergama, çanakkaledeki farklı madenlere geziler düzenledik, devam etmekteyiz. tüm maddi külfeti ve iş kaybına rağmen... biliyoruz ki türk insanı görerek daha iyi öğreniyor. ufku genişliyor. ve bunu da çok net gözlemledik. bu konuda işletmesini ziyarete açacak herkesten de yardım isterim. Bülent bey, işletmemizi ziyaret etmenizi ve bize eleştirmenizi tüm samimiyetimle çok isterim. bir meslektaşımızın katkısı bizim için çok değerlidir. son olarak, yangın nasıl oldu ve önlenebilirmiydi hala bir bilgi yok sanırım. Saygılarımla... --- On Mon, 7/12/10, Abdullah AKÖZEL <aakozel@gmail.com> wrote:
|
--
www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı)
Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com 0506 427 42 22
Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin:
madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için,
http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu
ziyaret ediniz.