Öncelikle belirteyim ki, yazınızda paradokslar var dedim. Çelişkiler var demedim. Ve bunu sizin cümlenizi övmek için kullandım. Bana zekice gelmişti çünkü. Benim sözlerimde paradoks olması zaten benim seçtiğim bir anlatım yolu, ve doğru anlaşılıyor demek ki. Bence siz paradoks ile çelişkiyi karıştırıyorsunuz. Bakanlığın denetleme sayısının ne olduğu hakkında bir bilgi sahibi değilim. Ülkedeki sahalar için yeterli olduğunu da pek sanmıyorum. Sizin düşüncelerinize de katılıyorum. O nedenledir ki, birkaç gün önceki teknik nezaretçi ve saha sayılarının düşürülmesi ile ilgili tartışmada her maden sahasında en az bir daimi nezaretçi ve bir teknik nezaretçi olması gerektiği yönünde fikrimi beyan etmiştim. İşletme şartlarına ve yönetim anlayışına göre sayı çok daha artabilirde tabii. Bu kişilerinden birbiri ile ast-üst ilişkisinin olmamasına dair de görüş bildirmiştim. Gördüğünüz gibi sadece bir konu içinde değil farklı farklı konular da olsa birbiri ile tutarlı fikir belirtiyor ve karıştırmıyorum, ilinti kuruyorum. “Madencilik konusunda, görev yapması gereken Oda dışındada kuruluşlar var. Hepsini ayrı ayrı yerine oturtmak gerekiyor” sözüne de sonuna kadar katılıyorum. İşletme dışı teknik nezaret kavramının ortadan kalkması ile bu tür büroların “bilgi ve deneyimleri ile” idari, mali, teknik, iş güvenliği, mesleki yeterlilik eğitimleri gibi konularda sektöre yardımcı olması gerektiğini düşünüyorum… “ Devlet, Hükümet. Yasa'ları hükümet hazırlıyor ve Meclis'te kabul ediliyor. Devletin mekanizmaları devam ediyor. Bakanlık, Genel müdürlük. Yasaları bu kurumlar uygulatıyor ve uygulanıp uygulanmadığını denetliyor. Bu devletin işi. Oda'nın Madenleri denetlemek gibi bir görevi ve yetkisi yok. Tartıştığımız konuda da böyle bir şey yok zaten.” Derken Abdullah bey düzeltmeden önce kelime denetleme idi, sonrasında ziyarete döndü. Oda veya şube kafasında kendini nerede konumlamış olduğunu göstermiş oldu. “İşveren, ister Kamu, ister özel, Kanunların uygulanmasında, işverenin de yükümlülükleri var.” Sırf bu dediğiniz yükümlülükleri yerine getirmiyorlar diye dört kere işimden oldum. Elbette bir süre mücadele ediyorsun ama sonra gücün kalmıyor… Ayrılma da çok anlam ifade etmiyor, senden sonra başka biri o işte çalışmaya başlıyor. Tüm sıkıntıları görmezden geliyor, önemsemiyor. İşverende kaldığı yerden devam ediyor. En ufak bir ilerleme olmadan. O arkadaşlara da kızamıyorum, büyük çoğunluk ya ekmeğini tercih edecek ya da işin doğruluğunu. Ama insan düşünmeden edemiyor, herkes daha titiz davransa işverenler de farklı tutum içine girerler mi? Bilmiyorum. “Her platformda üyelerinin haklarını savunur, savunmaktadır da”…! Bundan birkaç sene önce dikili de maden mühendisi arkadaşlar, sırf mesleklerini yapıyorlar diye “Hızlı Çevreciler” tarafından, rapor alacak kadar dayak yediklerinde nerede ve kimi savunuyorlardı merak ediyorum… Hala altın madenciliği konusunda net bir tavır da sergilenmiyor. Ne şiş yansın ne kebap durum idare ediliyor. Bundan 8-9 sene önce işsiz olduğum bir dönemde hiç kimseden bir yardım, bir telefon, bir mektup almamışken, işsiz bir mühendise iki kuruşluk aidatını yatırmadığı için icra davası açan oda mı? haklarımızı savunuyor. Hiç amam hiç sanmıyorum. “Bülten, dergi gönderir. Ne kadarıyla ilgileniriz.” Birkaç sene önceydi, bir dergide doğu Karadeniz gezisi yapıldığı , yazılar resimler olduğu yazıyordu dergide. Hepsinde toplu bir resim iki satır genel bir yazı tamam… ha bir de Çayeli bakır işletmelerine gidilmişti. Doksanlı yıllarda staj yapmış ve hayran olmuştum. “ bir ay kadar önce gittim, muhteşem bir maden olmuş emeği geçen herkese selamlar”. Açtım heyecanla dergiyi yeni bir şeylerden bahseder mi, birkaç şey daha öğrene bilir miyim diye. Oda ne toplasan yedi satır yazı, sekiz değil; bir de Üretim kuyusu önünde topluca çekilmiş bir fotoğraf. Oda bugün bir baskı grubu oluşturamadı ise bence önce kendi sorgulamalı, bugün bu kadar yalnız ise, küstürdüğü veya yanına katamadığı kitlelerin neden bu şekilde davrandığını düşünmeli… ben üyesi olduğum odanın bilimsel ve mantıksal bir ortamda fikirler, ve projeler geliştirmesini istiyorum. İdeolojilerin yanında olmadan. “Oda yöneticileri, yanlarında konunun uzmanlarıyla gelseler ve eksik bulduklarını, bir raporla, sadece üyesine verseler iyi olmaz mı? Siz bunun nesini eleştiriyorsunuz anlamakta güçlük çekiyorum.” Ben bunu eleştirmiyorum, güzel ve iyi niyetli bir uygulama onu da kabul ediyorum. Ama gerçekçi ve çözüm üretici bir uygulama olduğunu düşünmüyorum. Biraz da popülist ve göstermelik bir çaba olduğunu düşünüyorum. “ Fenni nezaretçinin gitmediği, hiç mühendisin uğramadığı ve hatta kaçak olan onlarca ocak.” Yine çok güzel özetlemişsiniz teşekkürler. Fazla söze gerek yok… Selamlar… Saygılar…
--- On Tue, 7/13/10, Bulent Senturk <dr_b_senturk@yahoo.com> wrote: From: Bulent Senturk <dr_b_senturk@yahoo.com> Subject: Re: (MADENCİYİZTR) Edirne deki kaza hakında kısa bilgi To: madenciyiztr@googlegroups.com Date: Tuesday, July 13, 2010, 1:35 AM
Paradoks konusu, aslında sizin yazınızda daha da çok. Yazıyı yazarken konuları çok karıştırıyorsunuz- karıştırıyoruz. Kısa kısa yanıtlayayım. Denetleme işini bakanlık senede kaç defa yapıyor? bakanlıkta denetleme işini yapacak Maden Mühendisi sayısı ne kadardır? Ne kadar saha var? Bakanlık denetlemelerini doğru dürüst yapsa bu kadar kaza olur mu? Oda kimseden rol çalmıyor. Madencilik konusunda, görev yapması gereken Oda dışındada kuruluşlar var. Hepsini ayrı ayrı yerine oturtmak gerekiyor. Bu konuda sadece sizin yazınızda değil, bir çok yazıda karışıklıklar farkediyorum. Kısaca yazarsak, Önce Devlet, Hükümet. Yasa'ları hükümet hazırlıyor ve Meclis'te kabul ediliyor. Devletin mekanizmaları devam ediyor. Bakanlık, Genel müdürlük. Yasaları bu kurumlar uygulatıyor ve uygulanıp uygulanmadığını denetliyor. Bu devletin işi. Oda'nın Madenleri denetlemek gibi bir görevi ve yetkisi yok. Tartıştığımız konuda da böyle bir şey yok zaten. İşveren, ister Kamu, ister özel, Kanunların uygulanmasında, işverenin de yükümlülükleri var. Mühendis. Artık, çalışanlara, üretimde yer alanlara geldik. Bilgisiyle, becerisiyle, Madenin hazırlanmasından, üretime, cevher hazırlamaya, pazarlamasına kadar ve daha bir çok konuda sorumlu ve yetkili! kişi. İşçiler. Fiilen üretimde olan kişiler. Sendikasız, örgütsüz. Yeterli eğitimi almadan Maden İşçisi olanlar. Bunların arasında Oda'nın sorumlu olduğu tek gurup Maden Mühendisleridir. Oda Maden Mühendislerinin örgütüdür. Öncelikli sorumluluğu ve görevleri Maden Mühendislerine karşıdır. Her platformda üyelerinin haklarını savunur, savunmaktadır da. Genelde Oda aklımıza gelmez. Yaptıklarıyla çok ilgilenmeyiz. Bülten, dergi gönderir. Ne kadarıyla ilgileniriz. Ancak canımızı yakacak bir durum ortaya çıktığında Oda'yı sorarız. Her birimizin değişik fikirleri vardır. Bu nedenle yaptıklarını da çok beğenmeyiz. Yasa çıktı, Oda'yı eleştirelim. Eleştirelim, ama haksızlık da etmeyelim. Yasayı beğenmiyorsak, önce Hükümeti, sonra muhalefeti eleştirelim. Yasayı çıkaran onlar. Üstelik bir çoğunuz yazıyorsunuz Oda siyaset yapmasın. Oda yasa çıkarken, daha etkili olabilirdi? Doğru olabilirdi. Oda'nın gücü nereden gelir? Elbette üyelerinden gelir. Ne kadar, ne ölçüde baskı gurubu olduğumuzu sorgulayalım. Çuvaldızı kendimize, iğneyi Oda'ya batıralım. Bir baskı gurubu oluşturmak için gerek Oda, gerekse buradan çokça yardım istenildi. Ne kadar yaptık? Ankara'da Oda toplantı yapıyor. 40 Kişi katıldı. Bu sayı yeterli mi? Bu sayının ne kadarı, Oda ve Şube yöneticileri? Buradaki tartışmaları izliyoruz. Sert acımasız, zaman zaman hakaret boyutlarında. Abdullah Bey bazılarını yayınlamadığını söyledi.Bizi yakınen ilgilendiren bir konuda, katılım sadece kırk kişi. Memlekette binlerce saha var. Devletin ne kadarını denetlediği ortada. Oda'da hiç birine yetişemez. Zaten Oda'nın denetleme gibi bir görevi de yok. Çalışanların sağlığı, daha doğrusu İş güvenliği ve Sağlığı, Devletin, İşverenin, Mühendisin ve işcinin görevini yapmasına, bu işi yaşamının bir parçası olarak kabul etmesine ve uygulamasına bağlı. Oda bu işin neresinde. Oda üyesinin yanında. Kaçımız İs Güvenliği ve Sağlığı eğitimini aldı. Oda yöneticileri, yanlarında konunun uzmanlarıyla gelseler ve eksik bulduklarını, bir raporla, sadece üyesine verseler iyi olmaz mı? Siz bunun nesini eleştiriyorsunuz anlamakta güçlük çekiyorum. Oda mevzuatın izin verdiği ölçüde kurslar açıp belgeler veriyor zaten. Kamu kurumu niteliğinde bir Meslek Örgütü olan Oda, Kanun, tüzük ve yönetmeliklere harfiyen uymak zorundadır. Şu an devlet Oda'ları en küçük harcamasına kadar denetliyor zaten. Kısaca Oda, yasal dayanağı olmadan hiç bir kurs açamaz. Birbirinden bihaber aynı iş kolunda çalışan meslektaşlarımızı buluştursun. Güzel bir öneri. Peki nasıl yapacak? Çok önemli bir konuda bile toplantıya gelmeyen mühendislerle? Kaçımız oturup, mesleğimizi icra ettiğimiz yerdeki, her hangi bir bilgiyi, gelişmeyi, bültene yazarak paylaşıyoruz. Herhangi bir meslektaşımız, bir bilgiyi , yada uzman olduğu bir konuyu, diğer meslektaşlarıyla, Oda'nın bir platformunda paylaşmak istedi de, Oda bunu reddetti mi? Daha ileri gideyim, böyle bir paylaşıma kaç kişi geldi? Değerli meslekdaşım, Maden mühendisliği diplomasını alan her kişi bu işi yapabilir. Bu hak yasalarla güvence altındadır. Sizin de gayet iyi bildiğiniz gibi, diploma sahibi olmak başka bir şey, iyi mühendis olmak ise daha başka bir şeydir. İyi mühendis olmak sürekli gelişmeyle, bilgi birikimiyle ve kişiliğin gelişimiyle ilintilidir. Üniversitede iyi not almak önemlidir, ama tek başına belirleyici değildir. Bildiklerini, mesleğine, yaşamına uygulamasıyla görülür. Öğrenmenin tariflerinden biride, düşüncelerini, davranışını, yaptıklarını, yaşamını değiştirmektir. Buraya bir çok şey daha ekliyebiliriz. Ocakta alınması gerekli İş Sağlığı ve Güvenliğiyle ilgili her tedbir, mühendisin ne kadar bildiği, kabul ettiği ve işverene ve hatta işçilere kabul ettirdiğiyle ilgilidir. Mühendislerin yeterli olup olmadığına, Oda değil, hayat ve meslek karar verir. Bu ülkede, Mesleği ve meslektaşlarını savunan Oda, kapatılması gereken ocaklar var deyince durup düşünmemiz lazım. Siz benden daha çok ocak tecrübesi sahibi olabilirsiniz. Alınması gereken tedbirlerin, hiçe sayıldığı, buna karşı çıkmadığı, çıkamadığı için bir şekilde payı olan arkadaşlarımız da olduğunu biliyorsunuzdur. Fenni nezaretçinin gitmediği, hiç mühendisin uğramadığı ve hatta kaçak olan onlarca ocak. Daha fazla örnek vermek istemiyorum. Sermaye yetersizliği sonucu oluşan ve konunun temelini oluşturan sorunlara da girmiyorum. Haklısınız bu konu başlı başına uzun. Oda yöneticisi olduğum yıllarda da hep kaşılaştığımız bir durum vardı. Bu günde bir şey değişmedi. Sabırsız bir milletiz. Hemen neden olduğunu öğrenmek istiyoruz. Sizin sorunuzun meslekle ilgili olduğunu biliyorum. Bu paragrafta yazdıklarımdan sizi ve meslekdaşlarımız ayrı tutuyorum. Basının yada bazı çevrelerin ilk bulmak istedikleri suçlu kim? Suçluyu bulacaklar ve kamu vicdanı rahatlayacak. İlk suçluda mühendis. Oda yada Maden Mühendisleri olarak, ağzımızdan çıkacak en ufak ikili anlamı olan bir cümlenin, kaza olan ocakdaki arkadaşımızın başını hemen belaya sokacağını biliyoruz. Bu nedenle Oda hemen açıklama yapmayıp, bilirkişi raporlarını bekliyor. Aynı cümleyle yazıma son veriyorum. Tartıştığımız konu, İstanbul Şube ve Temsilciliğiyle yaptığı Ocak gezileri. Oda hiç bir yeri zorlayarak bu gezileri yapmıyor. İlk geziden sonra, Oda'nın ve uzmanların gelmesini isteyen, çok ocak ve meslekdaşımız var. Asıl sorun, istemeyen meslekdaşlarımızın ocaklarına gidip gitmemek değil, asıl sorun bu kadar isteğin nasıl karşılanacağı? Yaklaşık 18-19 yıl önce Asım Kutluata Başkanımızla birlikte ve arabayla, Sivas'da bir sempozyuma gidiyorduk. Vakit olduğu içinde, Yozgat'tan sonra gördüğümüz Maden Levhalarının gösterdiği ve arabanın gidebileceği yerlere sapıyorduk. Küçük bir binanın, bir kaç iş makinasının olduğu bir yere geldik. En yakın şehir en az 100 km uzaktaydı. Mühendis arazideydi. Tam hatırlamıyorum, telsiz olabilir, mühendis arkadaşla irtibat sağladılar. 'geliyorum, bir yere bırakmayın, ihtiyaçlarını görün'demiş. Bekledik, yarım saat sonra geldi. İkimiz de tanımıyoruz. Meslektaşımız da bizi tanımıyor. Arada bir eline geçen, bülten ve dergiden belki isimlerimizi biliyor. Zamanı uygundu ve iki saat kadar sohbet ettik. Aradan iki, üç yıl geçti. Bir Oda Genel Kurulu'nda karşılaştık. Önce tanıyamadım. Sarıldık. Kırk yıllık dostlar gibi. Şunları söyledi 'Bülent Bey, beni ziyaretinizi unutmam mümkün değil. Oda'm arkamda, bana sahip çıkıyor. İşverene karşı da, işçilere karşıda kendimi daha güçlü hissettim. Onlarda, Oda'nın ta buralara kadar gelip beni ziyaret etmesinden çok etkilendiler'. Yıllarca, çok defa işyeri ziyaretlerine gitmiş biri olarak, iki taraf içinde mutlaka faydaları olduğuna inanıyorum. Keşke Oda'mız her işletmeye gidebilse. Sorunları, bizzat yaşayanlardan öğrense. sevgiyle kalın, Bulent Şentürk/3985 From: umut yasa <umutyasa@yahoo.com> To: madenciyiztr@googlegroups.com Cc: umutyasa@yahoo.com Sent: Mon, July 12, 2010 7:36:05 PM Subject: Re: (MADENCİYİZTR) Edirne deki kaza hakında kısa bilgi Öncelikle şubenin ocak gezilerini art niyetli buluyorum demedim. sadece gerçekçi bulmuyorum dedim. İfadem aynen şöyle idi. ( iyi niyetli yaklaşımı önemsiyor ve saygı duyuyorum ama, hiç ama hiç gerçekçi değil.) Denetleme işini bakanlıklar yapıyor, işletmeler, çalışma ortamını kanun ve yönetmeliklere göre yapıyor - veya yapıyor olmalı.( bilgisi, tecrübesi ve imkanları ölçüsünde ). Oda bu şekilde hem rol çalıyor, hem de gereksiz yere bir yük altına giriyor. Olaydan önce gitseler önlenebilir miydi bu kaza sorusu akla geliyor. Önce gitselerdi çok büyük fayda sağlayacaklarına inancım sonsuz. Ama arkadaş memlekette binlerce saha var hangi birine yetişebilirsin? Herkes odadan birilerinin gelmesini bekleyecek, ya da çalışanların sağlığı odanın o işletmeye gelip gelmeyeceğine mi bağlı kalacak...Ve böyle bir resmi görevin yok. Ve bu konu odanın en önemli eleştirilecek konusudur. Madem ki, mühendislerimizin yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Çeşitli konularda kar amacı gütmeden, nitelikli kişilerin vereceği eğitimleri ve seminerleri düzenlesinler, birbirinden bihaber aynı iş kolunda çalışan meslektaşlarımızı buluştursunlar. yeni teknolojileri, sistemleri anlatsınlar, ama siyasetle uğraşmaktan sıra gelmiyor sanırım. Kendi meslek grubumda fikrimi belirtmemin çok abes olmayacağını düşünüyorum. Kabul görür, ya da görmez herkesin kendi takdiridir. Bir önceki teknik nezaretçi yazışmalarında bir arkadaş aynen şöyle yazmıştı. ".. Sen olaya hep mühendis gözüyle bakarsan bu dediklerine katılmamak mümkün değil, ancak….. diye devam eden bir cümleydi. İltifat mıydı, eleştirimiydi çözemedim... Şimdi de şöyle bir cümle, Tüm ocaklarımızın, bilime, mevcut kurallara uygun işletildiğini ve de, tüm meslekdaşlarımızın işini iyi bildiği varsayımından yola çıkıyorsunuz herhalde ...... diye devam eden... bu cümle üzerinden düşünmeye başlasak günlerce tartışırız. Cümle kendi içinde o kadar ironik ve aynı zamanda paradokslar içeriyor ki, madenciliğimiz bu kadar iyi özetlenemezdi sanırım... Teşekkürler Bülent Bey. Bu tür mesleki ziyeretlerin çok faydalı olacağına inancım tam. Hatta şu an çalışmakta olduğum işletmedeki benimsemiş olduğum fikir "tüm çalışanlarımız; aşçı, bekçi, ofis elemanı, sondör, selül sorumlusu, yeraltı işçisi en az ikinci bir maden işletmesi görmelidir" bu kapsamda küre, koyulhisar, gümüşhane, yeni çeltek, akdağmadeni, bergama, çanakkaledeki farklı madenlere geziler düzenledik, devam etmekteyiz. tüm maddi külfeti ve iş kaybına rağmen... biliyoruz ki türk insanı görerek daha iyi öğreniyor. ufku genişliyor. ve bunu da çok net gözlemledik. bu konuda işletmesini ziyarete açacak herkesten de yardım isterim. Bülent bey, işletmemizi ziyaret etmenizi ve bize eleştirmenizi tüm samimiyetimle çok isterim. bir meslektaşımızın katkısı bizim için çok değerlidir. son olarak, yangın nasıl oldu ve önlenebilirmiydi hala bir bilgi yok sanırım. Saygılarımla...
--- On Mon, 7/12/10, Abdullah AKÖZEL <aakozel@gmail.com> wrote: From: Abdullah AKÖZEL <aakozel@gmail.com> Subject: Re: (MADENCİYİZTR) Edirne deki kaza hakında kısa bilgi To: madenciyiztr@googlegroups.com Date: Monday, July 12, 2010, 4:21 AM
Umut bey sana katılmadığımı belirtmek isterim.. Bu tip ziyaretlerin faydası çok olacaktır...Sürekli orada çalışan arkadaşlar tabiri caizse (Yanlış anlaşılmasın)bakarkör durumunda oabiliyorlar , yanlış olan durumları bile kanıksıyorlar..Aynı Ocağa hergün girmeyen ,şef ,amir, müdürler bu nedenledirki yanlışların farkına daha çok dikkat çekebiliyorlar... Oda bu tür mesleki ziyaretleri mutlaka yapmalı diyorum.uzun süre yeraltında çalışan birisi olarak bu ziyaretlerin faydası çok olacaktır diyorum....Yine yanlış anlaşılmasın ....bu.... denetleme değildir...... meslektaşlarımıza moral ve fikir verecek ziyaretlerdir...tecrübeli tüm meslektaşlarımızda bu olaya katkı koymalıdır..Kolay gelsin..slm .... -- www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı) Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com 0506 427 42 22 Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız. Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu ziyaret ediniz.
| -- www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı) Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com 0506 427 42 22 Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız. Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu ziyaret ediniz. -- www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı) Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com 0506 427 42 22 Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız. Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu ziyaret ediniz.
|