Arkadaşlar ülkemizde bireysel gelişime önem verilmiyor. Asıl sorun burada... İnanın birey kendini geliştirirse iş bulur... Eskiden bilgi babadan-oğula, ustadan çırağa aktarılırdı...şimdi zaman değişti, teknoloji değişiyor, bilgi değişiyor, üniversiteden alınan bilginin yarın doğru olacağını bilemiyorsunuz...Bu bakımdan kişi her gün kendini yenilemeli ve geliştirmelidir....Bu da anak kişisel çaba ve merak ile olur...
Diğer yandan,Mühendislik diplomasını alan herkes "kendisini mühendis sanıyor"... Belki bazılarınız kızacak, "Bu Kadar Ders Aldım Neden Mühendis Olmayayım?" diyecek....ama işin aslı budur bence... Mühendis ünvanı alacak ama yeni muzun kendisini mühendis sanmayacak... Girdiği şirkette önce İŞÇİNİN yaptığı işi yapacak, Olayların içerisinde olacak, çizmelerle gezecek, yeri geldiğinde vagon itecek vesaire...
eeeee zamanı geldiğinde masa başında da oturcak elbet.. buna kimsenin bişey dediği yok... bakınız ülkemizde büyük işler başaran Ç.B.İ işletmesine, yeni giren bir mühendis, önce İşçi olarak başlıyor....sonra mühendis oluyor...
Şimdi size soruyorum. Maden Mühendisi olan yeni mezun bir arkadaşımız, Bir Kurşun-Çinko Cevherinin Zenginleştirilmesi için tesis kurabilir mi? Bir Bakır madenini işletmek için Proje hazırlayabilir mi? Veya en basiti bir kömür hazırlama tesisi kurabilir mi? Daha basite inelim, 8/6 bir santrifuj pompaya kaç Kw motor takılabileceğini hesaplayabilir mi? Veya bu pompanın ne kadar su basabileceğini? 300 metre yer altında çalışılan bir damarda ne kadar havaya ihtiyaç olduğunu? Ocak girişine ne kadar büyüklükte fan koymak gerektiğini?? fanı, pompayı nerden alacağını?? ve bunun gibi bir sürü hesap-kitap-tecrübe işi vardır mühendislikte....İşte ben bunlara "YAŞANAN MÜHENDİSLİK" diyorum....Oysa bizim üniversitelerde öğrendiğimiz "KİTAP MÜHENDİSLİĞİ"dir.....
Bugün kitap mühendisliğini özel sektör kabul etmiyor. Bilgi-beceri ve tecrübe, ilave olarak sunabileceğin başka birşey var mı diyor! dolayısıyla genç meslektaşlarımız işsiz kalıyor. Özel sektörde Tecrübeli emekli amcalarımız daha çok revaçta. Bugün madencilikte Emekli İşçilere, Teknikerlere (çavuşlara vesaire) daha çok güven var... daha değerliler...mühendislerinde emeklisi değerli... daha çok para kazanıyorlar... Çünkü hesap kitap bilmeseler de yukarıda sorduğum sorulara cevap verebilecek durumdalar... Meydana gelen sorunu çözebilecek kapasiteleri var.... Komple bir tesisi tecrübeleriyle kurabilirler...
NE YAPMALI???
Mühendislikte okuyan bir öğrenciye "HAP BİLGİLER" verilmeli..TECRÜBE AKTARILMALI.. Yani, modası geçmiş, uzun uzun yazılmış, hikaye gibi işe yaramayacak bilgilerden ziyade direkt "sonuç odaklı bilgiler" verilmeli... Öğrenciye madeni işletmek için bir sürü yöntem öğretileceğine "Türkiyede en çok uygulanan yöntem" "Mevcut Yöntem" hangisi ise o ayrıntılı olarak anlatılmalı. Dikkat ediniz Ayrıntılı diyorum.... ve olabildiğince GÖRSEL olmalıdır... Var olan Canlı İşletmeler ve Orada Doğabilecek Sorunlar ve Cevaplar öğretilmelidir... Öğrenmeden de mezun olmamalıdır...Bunun yanında yabancı dil ve bilgisayar gibi bilgiler zaten tartışılmaksızın zorunlu olmalıdır.
Ben buna "mühendisin işçi seviyesine çıkması diyorum", bu aşamadan sonra, işçinin bildiğini de bilen ve üstüne 4 yıllık teoriyi ve entellektüelliği de ekleyen mühendis, dünyanın her yerinde iş bulabilecek duruma gelen muhendis olacaktır.
zaten bu aşamaya geldikten sonra, emekli amcalara da ihtiyaç duyulmayacaktır...
Herkese saygı ve selamlar...
Dr.Hasan Hacıfazlıoğlu
Carbomet Mining Co. Inc.
--
www.madenilan.com (Aracısız ve ücretsiz madencilik ilan portalı)
Grubun sahibiyle iletişim:Maden Yük.Müh. Abdullah AKÖZEL. aakozel@gmail.com 0506 427 42 22
Bu mesajı Google Grupları "MADENCİYİZTR" grubu.na üye olduğunuzdan aldınız.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : madenciyiztr@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin:
madenciyiztr+unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için,
http://groups.google.com.tr/group/madenciyiztr?hl=tr adresinde bu grubu
ziyaret ediniz.