27 Aralık 2014 Cumartesi

((slayt izle)) Fwd: Bugünkü "SOYKIRIM PLANI VE EMRİ" Başlıklı Yazım


Türker Ertürk <erturkturker@gmail.com>
 27 Aralık 2014 09:44

 "SOYKIRIM PLANI VE EMRİ"



Krd2Nz

Emperyalizm Yugoslavya'yı, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Sırbistan, Slovenya, Makedonya, Karadağ ve Kosova olmak üzere tam tamına 7'ye böldü. Hatta Bosna-Hersek'i de kendi içinde üç mini yapıya ayırdı. Bunları yapabilmek için önce kıvılcımı çaktı, kan dökülmesine elverişli ortamı yarattı ve daha sonra kurtarıcı olarak duruma müdahale etti ve barışı sağladı.

Avrupa Birliği (AB) yanı başında akan bu kanı durdurmadı. Çünkü AB'nin bazı büyükleri burada bölünmenin çıkarlarına olduğu hesabını yaptılar.

Yugoslavya'da Arnavutlar ve Türkler hariç diğerleri Slav etnik kökeninden geliyorlardı. Boşnaklar hariç Slavlar mezhepsel farklılıkları olsa da Hıristiyan dinine mensuptular. Emperyalizm ayni dili konuşan, aynı etnik kökenden gelen ve aynı dine inan insanların birbirinden ayrılmasına yardım ve yataklık etti. Bir araya gelmeleri ve beraber yaşamaları için gayret göstermedi.

Bugün Irak, etnik ve mezhepsel olarak fiilen üçe bölünmüş durumda. Körfez Savaşları (1991 ve 2003) ve 2005 tarihli Irak Anayasa'sı bu bölünmenin alt yapısını ve iklimini hazırladı. Halen yürürlükte olan Irak Anayasa'sı toplumu etnik ve mezhepsel kompartımanlara ayırmaktadır. Türkiye'de de böyle bir anayasa hazırlamak istediler, başaramadılar ama vazgeçmediler.

Sirenayka, Trablus ve Fizan

Libya bugün fiilen üçe bölünmüştür. Her geçen gün bölünme gerçeklik kazanmakta ve alt yapısı hazırlanmaktadır. Libya müdahalesinin bölme amacına yönelik olduğunu 27 Ekim 2011 tarihinde "Sirenayka, Trablus ve Fizan" başlıklı yazımızla bu köşede size analizini yapmıştık.

Emperyalizm küresel tek düzeni kurabilmek, hegemonyaya direnen ve direnebilecek potansiyel yapıları ufaltabilmek, enerji kaynaklarını kontrol edebilmek, sömürebilmek ve daha kolay yönetebilmek için çıkarına olmak şartıyla dünyanın her yerinde bölünmeyi desteklemektedir.

Ama Birleşik Kralık'ın (United Kingdom) bölünmesine, İskoçya'nın İngiltere'den ayrılmasına imkan sağlanmamıştır. Burada bölünme şimdilik emperyalizmin işine gelmemektedir.
 
Emperyalizm ve onun temsilcileri dünyanın her yerinde bölünmeyi ve parçalanmayı desteklerken Kıbrıs'ta tam tersini yapmaya çalışıyorlar sizce neden olabilir?

Müslüman Türkler Kıbrıs'ta 1571'den beri varlar. Ayrıca ada Rumlardan veya Yunanlılardan değil Venediklilerden alınmış. Şimdi bir şekilde buradan Türkleri atmak istiyorlar. Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında birleştirme hikayesi bunun adıdır.

Akritas ve İfestos

Geçtiğimiz çarşamba tarihe Kanlı Noel olarak geçen barbarlığın 51'inci yıldönümüydü. Türkleri yok etmeye ve soykırıma tabi tutmaya yönelik saldırılar 21 Aralık 1963'te başladı ve 24 Aralık'ta vahşet doruk noktasına ulaştı. Dr. Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi ve üç çocuğunu evde delik deşik ettiler ve banyo küvetinde katlettiler.
 
1974'de yapılan harekat gerçekten adaya barış getirdi! O günden beri Kıbrıs'ta toplumlararası çatışma olmadı, barış ve huzur var.

Kıbrıs'ta yaşayan Türkleri, soykırım yaparak ve göçe zorlayarak yok etmek istediler. Bu kötü niyetin inkar edilemez belgeleri var. Soykırım palının adı AKRİTAS. Bu planın bir de harekat emri var. Ayrıntıları içeren, hangi Türk köyünün hangi birlik tarafından imha edileceği ve hangi toplu mezarlara gömüleceği gibi! Onun adı da İFESTOS. Bu deliller elimizde.

Farklı etnik yapılardan gelen, farklı kültürlere sahip, aynı dili konuşmayan, aynı dine inanmayan ve geçmişe yönelik kötü deneyimleri olan iki farklı toplumu niçin birleştirmeye çalışıyorsunuz. Bunu istemek ve desteklemek iyi niyetli bir yaklaşımın ifadesi olabilir mi? Size tecavüze yeltenen ve öldürmeye çalışmış birisi ile aynı evde yaşamanız önerilse ve istense buna rıza gösterir misiniz?

Denizciler "tarihini bilmeyen milletler pusulasız gemi gibidir, sığınacak liman bulamazlar" derler, ne kadar doğru değil mi?

Saygılar sunarım.
Türker Ertürk





--

Görüş, düşünce ve iletileriniz için aşağıdaki haberleşme ağını kullanabilirsiniz

Saygılarımla

kotanlartr@googlegroups.com

 http://groups.google.com.tr/group/kotanlartr?hl=tr

 

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "pınarslayt" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için pnarslayt+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.

25 Aralık 2014 Perşembe

((slayt izle)) Fwd: BU KAFA MI DEMOKRAT?



 Rifat Serdaroglu <rifatserdaroglu@gmail.com>
 25 Aralık 2014 06:24
 BU KAFA MI DEMOKRAT?



Saygılarımla


BU KAFA MI DEMOKRAT?

AKP Hükümetinin Türk olmaktan utanan Sağlık Bakanı, yolsuzluğa-hırsızlığa-rüşvete bulaşmış AKP' li Bakanlar için şunu söyledi; "Çürük dişi çeker atarız!"

Cumhurbaşkanı Recep'in görevlendirdiği Başbakan Ahmet, Anayasa'ya göre "Müteselsilen Siyasi Sorumlu" olduğu eski Bakan arkadaşları için;
"Yolsuzluğa bulaşanın kolunu kopartırız" dedi!

Hooooopss, ve dahi durula, demiş Seyisbaşı;
Başbakan Ahmet ve Bakan Mehmet, sizler kendinizi şer'i hukukun geçerli olduğu Suudi Arabistan'da mı, yoksa dandik unvanları torpille aldığınız Malezya İslam Üniversitesinde mi zannediyorsunuz?
Kimsenin dişini sökmeye, kolunu kopartmaya gerek yok. Onlar cahiliye devrinde kalmadı mı? Siz hala oralarda mısınız?

Demokrat ülkelerde yapılan ve bizde de yapılması gereken şu olmalıdır;
Yolsuzluk-Rüşvet-Hırsızlık her rejimde olur. Çünkü bu kötülükler sütü bozuk şerefsizlerin fıtratında vardır. Yolsuzluklar tespit edilince, soruşturma açılır. Hırsızın "Dokunulmazlık Zırhı" olmaz. Şüpheli kişi, tüm deliller ile birlikte Bağımsız Yargıya teslim edilir ve Yargı kararına herkes saygı gösterir…

Başbakan Ahmet eğer Demokrat ve Dürüst biri olduğu iddiasında ise, 4 Bakan arkadaşını Yüce Divan'a göndermelidir. Bunu yapmazsa, ömrü boyunca bir daha "Dürüstlük" kelimesini kullanamaz.
O da Bakan arkadaşlarının seviyesine düşmüş olur.
Bu kafalar Türkiye'yi yönetiyor ve bunlar demokrat ha?
Bunlar demokrat ise, bizler yani gerçek demokratlar hepimiz, galiba uzaylıyız!

Başbakan Ahmet, yukarıdaki sözlerinden sonra Makedonya'da çözüm süreci denen ihanet süreci için övünerek şunu söyledi;
"Tek bir tarafla değil, bütün taraflarla görüşmelerimiz devam ediyor."
Çok pozitif, olumlu bir atmosfer var. Özellikle 6/7 Ekim olayları sonrası sarsılan güven ortamı test edilmeye çalışılıyor."

Soralım Başbakan Ahmet'e;
-Görüştüğünüz taraflar kimler? Türk Milleti adına kimlerle, ne görüşüyorsunuz?
-6/7 Ekimde öldürülen 40 vatandaşımızın katilleri bulundu mu?
-6/7 Ekimde yakılan yıkılan binlerce ev-iş yeri- okul-öğrenci yurtları- sağlık tesisleri-araçlar ne oldu?
Bu eşkıyalığı, bu vahşeti yapanlardan bir kişi olsun yakalandı mı?
-Seni Başbakanlık koltuğuna oturtan kişi de, sen de, partin de Türk Milletinden, Öcalan ve PKK ile görüşme yapmak için yetki aldınız mı?
-Güneydoğu Bölgemize "Yerel Yönetimlere Yetki verilecek" görüntüsünde, "Özerklik" vermek için yetki aldınız mı?
-İmralı'daki bebek katilinin affedilmesi için Türk Milletinden yetki aldınız mı?
-Kürtçe Eğitim ve Öğretim yaptırmak için yetki aldınız mı?
-Misak-ı Milli hudutları içinde, bir kopmaya yol açacak görüşmeleri,
PKK Narko-Terör örgütüyle yapmak için Türk Milletinden yetki aldınız mı?

Önce bu sorulara cevap vereceksiniz. Türk Milletinden bu konularda yetki almadan, adım atarsanız, oturduğunuz koltuk sizler için birer "İğneli Fıçı" olur.

2015 Haziranında Genel Seçim var. Çıkın meydanlara ve Türk Milletine şunları söyleyin;
-Bize oy verirseniz Anayasa değişikliği yapıp, Güneydoğu'da özerk bir bölge kuracağız.
-Bu bölgenin kendi parlamentosu, savunma güçleri, vergi toplama hakkı olacak.
-Bu bölgede Kürtçe, ikinci Resmi Dil olacak.
-Kürdistan denen bu bölgenin ayrı bir bayrağı olacak.
-PKK militanları bu bölgenin öz savunma güçleri olacak.
-Öcalan'ın da serbest kalacağı bir genel af çıkacak.

Bu benzeri tezlerinizi açıkça ve mertçe Türk Milletine anlatın. Tüm bunlara rağmen Türk Milleti size yine "Tek Başına" iktidar verirse, istediğinizi yapın!
Yok, bugün yaptığınız gibi, Türk Milletinden açık ve net yetkiler almadan, karnınızdan konuşup, başımızı belalara sokmaya devam ederseniz, iyi bilin ki Türk Milleti sizden bu ihanetin hesabını soracak ve sizin bir yerinizi kopartacaktır. Kolunuz mu olur, başka bir yeriniz mi, orasını bilemem!

Yazıyı Büyük Atatürk'ün bir sözünün tekrarıyla tamamlayalım;
Vatana ihanetin nedeni olmaz, er veya geç bir bedeli olur…

Sağlık ve başarı dileklerimle 25 Aralık 2014
Rifat Serdaroğlu

 

 


--

Görüş, düşünce ve iletileriniz için aşağıdaki haberleşme ağını kullanabilirsiniz

Saygılarımla

kotanlartr@googlegroups.com

 http://groups.google.com.tr/group/kotanlartr?hl=tr

 

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "pınarslayt" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için pnarslayt+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.

22 Aralık 2014 Pazartesi

((slayt izle)) Fwd: FETHULLAH GÜLEN'in BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ?!/2



 Cüneyt Şaşmaz <cesuryorum@gmail.com>
 22 Aralık 2014 18:41

 FETHULLAH GÜLEN'in BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ?!/2



Gülen bütün konuşmalarında ve günlük sohbetlerinde yaşamının ne kadar yoksulluk içinde geçtiğini söyler.

Yoksulluk içinde büyüdüğünü vurgular ve özellikle bu noktada insanın duygularını sömürmeye özen gösterir.

Kendi anılarını anlatırken, bunun tersini söyler:
"Halil Dede'min çocukları buradaki gayri menkulleri 80 bin altına satarlar ve aralarında paylaşırlar...
Zira babalarından kalan mirası iki kardeş pay ederken, altınları tas tas paylaşmışlar.
Teker teker saymak vakitlerini alacağı için böyle yapmışlar.
O devirlerde onların bu mirası bölüşme keyifleri de çok meşhur olmuş bir hadisedir."

80 bin altını olan bir ailenin o günkü koşullarda sanırım çok zengin olması gerekirdi.

Daha sonraki hayatlarında farklı yorumlar yapsa da, gerçek olan şu ki, yoksulluk içinde büyümemiştir.

Kendi anlatımlarında ortaya çıktığı gibi, ailesi, 'altınları, zaman kaybı olmaması için tas tas paylaşacak' kadar bölgenin zenginleridirler.

Demek ki, hemen her vaazında veya röportajında vurguladığı gibi yoksulluk içinde yetişen biri değildir.
Yapmak istediği duygu sömürüsüdür.

Babası Ermeni düşmanıymış!?

Gülen ailesindeki ırkçı-şoven duygularının çok olduğunu sık sık vurgular.
Örneğin:
"Şamil Dedem de feveran derecesinde bir Ermeni ve Rus düşmanlığı vardır.
Bütün Ermeni ve Rusları doğrasa bu feveran dinmezdi."

Bütün 'Ermeni ve Rusları kesecek' kadar kindar olan bir ailenin Erzurum, Van, Muş gibi bölgelerde Ermenilerin katledilmesinde nasıl bir rol oynamıştır?!

Ayrıca Gülen'in kendisi bu katliamı destekliyor mu?!

Buna, benzeri sorulara Gülen'in yanıt vermesi gerekir.

Gülen'in Nurcuların arasına girişi kontrgerilla kararıdır

Yaşamı karanlıklarla dolu olan Gülen'in Nurcu cemaatinin içine gönderilmesinin dahi, MİT ve kontrgerilla gibi devletin gizli örgütlerinin kararı olduğu anlaşılıyor.

Kendi yaşamına dair anlattıkları dahi bunu doğrulayacak düzeydedir.

Erzurum'da öğrencilik yıllarında 'Bediüzzaman'ın yanından gelen Muzaffer Arslan'ın sohbetlerine katılması üzerine risaleleri tanır ve bir daha da sohbetlere katılmaktan geri kalmadığını' belirtir.

Ramazan nedeniyle Amasya, Tokat ve Sivas taraflarını dolaşarak vaazlar verir ve sohbetler yapar.

Gittiği her yerde ilk işi devletin bölge yöneticilerinden biriyle ilişki kurması oluyor.
Hem de çok kısa sürede bunu başarıyor.

"'Kırkıncı Hoca, bana, Selahattin ve Hatem'e Bediüzzaman Hazretlerinin yanından birisi gelmiş, akşam sohbet yapacak, oraya gidelim' dedi.
Teklifini hemen kabul ettik.
Mehmet Şergil'in terzi dükkanına geldik.
Burası, iki kilimden biraz daha genişçeydi.

İlk gece veya ikinci gece orada bulunanlardan aklımda kalan isimlerden bazıları, Mehmet Şevket Eygi, Kırkıncı Hoca, Esat Keşafoğlu ve Osman Demirci'dir.

Şevket Eygi, yedek subaylık yapıyordu.
Esad Keşafoğlu ise o sırada üsteğmendi.

Bediüzzaman Hazretleri, Muzaffer Arslan'a 'şark'ı bir dolaş gel' demiş o da Sivas, Erzincan ve Erzurum'u dolaşmaya gelmişti."

Bu toplantıya katılan isimlerin ikisi dikkat çekicidir.

O dönem yedek subay olarak görev yapan ve Gülen'in yakın dostlarından biri olan Mehmet Şevket Eygi, İslamcı yazar olarak dönemin Amerika'nın 'anti-komünist stratejisini' Türkiye'de gündemleştiren ve CIA ile yakın bağları olan biridir.

Amerika'yı komünizmle mücadelenin merkezi olarak gören ve İslamcıları Amerika'nın yanında yer alması gerektiğini söyleyen fetvalar veriyordu.

"Bizim en büyük düşmanımız komünistlerdir.
Elbette bir İslam devletinde komünistlere fikir yayma ve örgütlenme özgürlüğü tanınmaz...
İslam'ın düşmanları ve komünistler doğrudan karşı çıkmadıkları İslam görüntüsü altında melanetlerini işletmeye devam edeceklerdir..."

Hatta Deniz Gezmiş'in de önderliğini yaptığı, Amerika'nın 6 Filo'suna karşı yapılan protesto gösterilerine karşı, camilerde Müslümanlara çağrı yaparak, 'özgürlüğün temsilcisi ABD'nin yanında yer almaları' gerektiğini söyler.

Eygi, Milli Gazete yazarı olarak, bir Amerikan ajanı gibi yürüttüğü faaliyetler nedeniyle daha sonraları pişmanlığını belirtmiştir.

İkinci kişi ise, 'yeni Asyalılar Grubu'nun kurucusu olarak bilinen Gülen ile birlikte kendisini 'Nurcu' olarak tanıtan Mehmet Kırkıncı'dır.

Said-i Nursi hareketinden görünen ama Türk-İslam sentezini savunan, Demirel'i ve Adalet Partisi'ni çok aktif destekleyen bir cemaat lideridir.

Üçüncü kişi ise Yahudi asıllı Üsteğmen Esad Keşafoğlu'dur.
Bu kişi, Türkeş'le birlikte Amerika'ya gönderilen ve CIA tarafından kontrgerilla eğitimi verilen grubun içerisinde olan bir subaydır.

ABD'nin çok özel olarak eğittiği ve Türkiye'de anti-komünizm stratejisini uygulamak için görevlendirdiği bir subayın Gülen ile yakın dostluğunun olması ve birlikte dini toplantılara katılması da çok dikkat çekicidir.
(Devamı var)
just now tarafından yayınlandı



--

"Bizler;

Gözünde Vatanını,

Gönlünde ATATÜRK ilke ve İnkılaplarını tutabilen,

Vicdanında dinini saklayabilen,

Milliyetçilik ve laiklik düşüncesi içinde görev yapanlardanız..."

Nusret DEMİRAL, DGM Onursal Cumhuriyet BaşSavcısı




--

Görüş, düşünce ve iletileriniz için aşağıdaki haberleşme ağını kullanabilirsiniz

Saygılarımla

kotanlartr@googlegroups.com

 http://groups.google.com.tr/group/kotanlartr?hl=tr

 

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "pınarslayt" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için pnarslayt+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.