3 Ocak 2017 Salı

((slayt izle)) Birbirimize düşersek, ülkemiz düşer

İbrahim Tenekeci
Zorlu bir geçitten geçiyoruz. Derin bir vadinin içindeyiz. Türlü tehlikelere, saldırılara maruz kalıyoruz. Şartlar (coğrafya) nedeniyle kendimizi tam mânasıyla savunamıyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki sonrası düzlük, emniyet, ferahlık. Bereketli ovalar, emin beldeler. Hele bu sarp geçitten (akabe) bir çıkalım.
Derbent, iki dağ arasındaki geçit demek. Dar boğaz. Bunu doğu ve batı olarak anlıyorum. Ortasında ülkemiz. Her iki taraftan da saldırılar geliyor.
Bizim için ahiret dünyadan başlar. Yaşadığımız sıkıntılar ve imtihanlar, böyle de okunabilir. Dünya, geçitten geçmeye benzetilebilir.
Şimdi her taşın altından, her kayanın arkasından bir kötülük çıkıyor. Çalıların içi kımıl kımıl. Uçurumların üstü hayatımıza kastetmek isteyen kimselerle dolu. Bütün imkânlarıyla saldırıyorlar. Her türlü kirli ittifakı kurmuşlar. 
İçimiz de temiz değil. Birileri yerimizi bildiriyor, bilgi veriyor, yardımcı oluyor. Hatta kayıplarımıza sevinebiliyor. Onlardan medet umuyor. Nihayetinde kimimiz ölüyor, kimimiz yaralanıyor. Fakat ilerliyoruz. Kervan / kâfile durmuyor, tükenmiyor, geri dönmüyor.
Böyle bir durumda ve zamanda, birbirimize düşmek ne kadar akıllıca? Bunu en çok kim ister? Elbette bizi yok etmeye, durdurmaya çalışanlar. Unutmayalım, daima hatırımızda tutalım: Birbirimize düşersek, ülkemiz düşer.
Madem devlet destekli terör örgütleri hedef gözetmiyor, düğün evine veya polislere, eğlence mekânına yahut askerlere aynı anda saldırabiliyor, bizim de ayrım yapmadan birbirimize sahip çıkmamız gerekiyor. Hainler hariç kimseyi dışlamadan. Siyasi duruşuna, kimliğine bakmadan.
Kötüleri durdurmanın yolu, daha iyi olmaktan geçer. Vatanın meziyet ve şahsiyet sahibi evlatları olarak. Bu dünyadaki gayelerimizden biri de neydi? Hayırla anılmak. İnsan ilişkilerinden başlamak şartıyla, her alanda daha iyi olmalıyız. Üslubumuzu kesinlikle düzeltmeliyiz. Güven vermeliyiz. Bunun başka çaresi yok.
***
Gönül erbablarından İsmail Ata'nın kıymetli bir nasihatini okudum: "Halkı sev; halkın güneşte gölgesi, soğukta kaftanı, kıtlıkta ekmeği ol." (Kaynak: Dr. Hayati Bice, Pîr-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevî, Ahmet Yesevî Üniversitesi Yayınları, sayfa 190. Yeri gelmişken, Prof. Dr. Musa Yıldız Bey'e ayrıca teşekkür ederim.) Bu nasihat sadece dervişleri değil, yöneticiler dâhil, hepimizi yakından ilgilendiriyor.
Asırlar öncesinden devam edersek: Halkın acısına ve sevincine ortak olalım. Kaygısını paylaşalım. Kimsenin umudunu kırmayalım. İnsanları korkutmayalım fakat tetikte olmalarını sağlayalım. İlaveten: Bir şeyler yaşanıyor; yaşanmıyormuş gibi davranmayalım.
Haftalar evvel hırs bahsi hakkında bir yazı kaleme almıştım. Azim ile hırs arasındaki farklara değinmiştim. Savaş Barkçin ağabeyimiz değerli bir katkıda bulundu ve bizi mutlu etti: "Hırs, başka insanların sırtına basarak yükselmeye çalışmaktır. Azim ise kendi ayakları üstünde durmak ve yürümektir."
Bu cümleleri niye hatırladım ve hatırlattım. Konumuzla bir ilgisi var mı? Şöyle: Azmedip kendi ayakları üstünde durmaya çalışan bir ülkeye karşı uluslararası hırsın taarruzu yaşanıyor.
Yeryüzündeki yüz milyonlarca insanın emeğini zimmetine geçirenler, millet hayatlarını ipotek altına alanlar, birçok devleti işleyemez duruma getirenlerin saldırısıdır bu. Meselenin ekonomik ve kara propaganda yönünün olması da bundan dolayıdır.
İnsanımız, uzun bir aradan sonra Yeni Türkiye rüyası görmeye başlamıştı. Derler ki kan rüyayı bozar. Diyoruz ki işte buna çalışıyorlar.
Canımız yanarken, acımız büyürken bile tüm gücümüzle mazlumların yardımına koşuyor, imdadına yetişiyoruz. Böyle merhametli bir milletin yenilmesi mümkün mü? İnanmıyoruz çünkü inanıyoruz. Diyeceklerimiz bu kadardır.


--

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "pınarslayt" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için pnarslayt+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.

((slayt izle)) Panzehir

Anlayanlara 
Yorumsuz
A.D.Şimşek

Panzehir Ergün Diler

15 Temmuz Kalkışması'ndan önceydi. Belki de en önemli işaretti. Akşam saatlerinde taksiyle İstanbul Atatürk Havalimanı'na gelen DEAŞ'lı teröristler bombalarla silahlarla ortalığı kan gölüne çevirdi.
Yaklaşık 40 dakika masum insanları hedef seçip taradılar. Hiç acımadan.
Sonra da kendilerini patlattılar. Bu aslında meydan okumaydı. Daha önce de Sultanahmet'te ya da başka noktalarda saldırı yaşanmıştı.
Ama ATATÜRK HAVALİMANI SALDIRISI bir virajdı.
Asker-polis ağırlıklı saldırılar yerliyabancı sivillere yöneliyordu.
Bize birileri bir şey söylüyordu! Mesaj kanla bombayla acıyla veriliyordu.
Yeni dönemin savaş frekansı buydu!
Türkiye'nin başka yerlerinde de geldiler!
Saldıranlar kılık değiştirip geliyordu.
İstanbul BEŞİKTAŞ saldırısı aynı elden çıkmıştı. Kayseri'deki sinsi pusu da!
Geliyorlardı. Kim, neden ve ne için?
Yeni yıla girerken bile canımızı yakmak isteyenler kimlerdi? Neden aralıksız saldırıyorlardı? Kimi üzerimize gönderiyorlardı? Ortada parmak izi vardı ama gerçek değildi! Karlov suikastında da öyle! Tetiği çeken vardı. Bulundu ve öldürüldü. Ama arka plana geçemedik.
Kim yollamıştı?
Amaç neydi? BİLEMEDİK!
Reina saldırısı da yüreğimizi yaktı.
Yine TAKSİ, yine bir DEAŞ'lı terörist ve katliam… Bu saldırılar devam edecekti.
Çünkü terör üzerinden konuşulan şey bambaşkaydı. Bizim verdiğimiz, onların verdiği mesajlar vardı. Karşı taraf mesaj vermeye devam edeceğini son REİNA saldırısıyla gösteriyordu!
Konuyu biraz açalım… Açalım ki iyice anlaşılsın!
1960'tan beri bu ülkede İngiliz- Amerikan savaşı vardır. Bizler can verirken bunları bilmeyiz ve görmeyiz.
Bu iki güç ANADOLU'yu kimseye bırakmak istemez. 1960'a bakın!
Dönün 1971'e bakın! Hep aynı isimleri görürsünüz! Madanoğlu var mı? VAR!
Bugün aynı ekolden gelenler var mı? VAR! Peki o zamanlar çok ama çok etkin olan Saffet Lütfi Tozan var mıydı? VARDI! Peki bugün muadilleri var mı? Sayısı artarak var! Bunlar İNGİLİZLER'di! Amerikalılar var mıydı?
Vardı tabii, olmaz mı! İsimleri saysak bitiremeyiz. Bu topraklar bunların kavgasıyla yılları geçirdi. Şimdi olanları ne sanıyorsunuz! 15 Temmuz ne? Beşiktaş, Karlov, Atatürk Havalimanı, Kayseri ne?
Hep bunlar! Tabii bizim çocuklarımız can verdiği için acıdan gözyaşından bunları konuşan yok.
Televizyonlara bakın!
Tamamı olmasa bile pek çoğu Televole! Bir şey konuşmayan, bilmeyen ne kadar adam varsa hepsi orada! Köşelere bakın! Ya ERDOĞAN'a nasıl vurabilirim düşüncesiyle yaşayanlar ya da içerideki kavgayı nasıl daha da körüklerim motivasyonuyla yazanlar...
Tabii ki herkes böyle değil. Tabii ki herkesi kastetmiyorum.
Ama böyle çok isim var.
Bakın gerçek pahalı bir şeydir! Acı vericidir. Emek ister, yürek ister, bir de memleket sevgisi… 1960, 1971, 1980, 28 Şubat ve 15 Temmuz'a bakın! Ama iyi bakın! Aynı güçleri görüyorsunuz!
İçerideki isimlerle hiç ilgilenmedim. Ama dışarıdaki bağlantılarını hayatım boyunca izledim. Böyle çok ama çok adam var.
Şimdi bu atmosferde kalkıp isim verecek değilim. Amacımız bu terör dalgasını bertaraf etmek olmalı. Bu da akılla olur!
Türkiye'de bu fazlasıyla vardır… Konuyu biraz daha açalım… İyice anlaşılsın!
Daha önceki saldırılara bakalım… Atatürk Havalimanı, Reina, Charlie Hebdo, Bataclan ya da Brüksel'deki havaalanı saldırıları… Hepsinin ortak özelliği NATO operasyonu olması ve hepsinde KALEŞNİKOF kullanılması… Hatırlayın, tümü film gibi operasyonlardı.
Paris'te de terörist ilk polise ateş ediyor, Reina'da da… Bilmediğimiz başka ayrıntılar da vardı! Bunları yazacağız.
Ama son saldırının ardından verilen mesajları inceledim.
Garip!
Herkes kınıyor! Peki teröristi yollayan Papua Yeni Gine mi? Değil elbette.
Artık savaşın frekansı bu! Saldıracaksın, taziyeye ilk sen gideceksin!
Şimdi detaylara girelim… Peş peşe SAHTE BAYRAK operasyonları yiyoruz. Biz de Avrupa da! Gelen aynı! Fark etmiyor onun için!
Karşımızda NATO var!
Kaleşnikof CIA'nın "sahte bayrak" saldırılarında kullandığı silahtır… Bu silahlarla ilgili 6 ay önce kimselerin üzerinde durmadığı, görmediği ve fark etmediği bir haber yayınlandı. Küçük, küçücük! Amerika'nın SURİYELİ MUHALİFLERE GÖNDERDİĞİ SİLAHLARIN KAYBOLDUĞU SÖYLENİYORDU HABERDE! Tabii hayatımızda böyle haberlerin hiçbir anlamı ve değeri yoktu. Ama haber aptalcaydı. CIA'nın yolladığı silahları CIA'dan daha büyük bir güç alabilirdi ki böyle bir güç yoktu! Yani silahlar kaybolmamış, sadece yer değiştirmişti!
Filmlerde olsa kabullenmeyeceğimiz bir olaya bizden inanmamız isteniyordu!
Zaten kayıp silah haberinden sonra ne oldu?
İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI SALDIRISI… Onlarca masum insan öldü. Ortalık kan gölüne döndü! Bu operasyonla beraber kaybolan (!) silahların yeni adrese ulaştığı anlaşıldı.
Film devam ediyordu… Silahlar ve bombalar kayıp olan listedekilerin birebir aynısıydı! Ve bu silahları kullananlar DEAŞ teröristi görünümlü NATO askerleriydi. Anlamakta zorlandığımız kısım burasıydı. İsterlerse kullandıkları adamı yok ediyorlar, isterlerse kullandıkları adamla bizleri yok ediyorlardı! Geliyorlardı!
Reina'da kullanılan silah da bu kayıp silahlardandı! 39 gencimizi alıp götüren o hain silah, o hain KALEŞNİKOF da o listedeki silahlardandı! NATO yine bir sahte bayrak operasyonuyla karşımıza çıkıyordu! Siz bakmayın taziye mesajlarına. Yazılmaya başlandığı için açıklama yapıyorlar artık… Sadece bu kadar mı?
Elbette hayır!
* Paris Petit Cambodge ("Küçük Kamboçya") restoranındaki saldırı.
* Paris Bataclan tiyatrosundaki saldırı.
* Paris'in Rue Bichat adlı sokağın güneyindeki İtalyan restoranı La Casa Nostra'nın terasından düzenlenen saldırı.
* Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Zaventem Havaalanı'ndaki saldırıdan sonra tuvalette bulunan Kaleşnikoflar.
* Belçika'nın Maalbek metro istasyonundaki Kaleşnikoflar… Değişen bir şey yoktu!
DEVLETLERİN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE OLAY YERİNE İMZA ATILIYORDU...
Mesajı yollayan belli olsun diye!
Mesela Orlando'daki gece kulübüne de baskın düzenlenmiş, 50 insan hayatını kaybetmiş ama arkada NATO ve CIA yoktu. Silah da o listedeki silahlardan değildi. KALEŞNİKOF ise hiç değildi!
Çünkü operasyonu başka bir güç yapıyor, ABD'nin anlaması için başka bir imza atıyordu!
Gelelim REİNA'ya… Öncelikle saldırıyı yapan yakalansa da yakalanmasa da NATO askeri... Söylese de söylemese de NATO askeri. NET!
Silahı anlatmama gerek yok sanırım.
Ama bizim atladığımız çok önemli bir yer daha var. Konuşulmayan, ıskalanan. Eğer bu katil, bu cani REİNA'nın kapısında durdurulsaydı, vurulsaydı, engellenseydi o gece yaşanmayacak mıydı?
Maalesef yaşanacaktı! Çünkü içeride kesinlikle ve kesinlikle silahlı biri ya da birileri daha vardı. OPERASYONLARDA BAŞARISIZLIK İHTİMALİ SIFIR'a göre planlanır. Kapıda dursaydı, durdurulsaydı bu kez içeridekiler silahlarına davranacaktı. İçeride tek terörist mi silahına davrandı, yoksa birden çok muydu bilmiyoruz! Ama bildiğimiz, görüntüleri verilen KATİL tek başına silah kullandıysa bile emin olun içeride bir YEDEĞİ vardı… REİNA da sakın ola gelişigüzel bir yer olarak hedef seçildi zannetmeyin!
Boğaz'daydı. Beşiktaş'a yani önceki saldırıya yakındı! Devletin kurumları ve özel ofislerine hiç uzak değildi.
İstanbul'un da dünyanın da merkeziydi.
"DEVLET SİZİ KORUYAMIYOR!" mesajı veriyorlardı. O gece o caddede yüzlerce polis görev yapıyordu. İstihbarat vardı. Ama engel olunamadı!
Çünkü savaş büyüktü! Kapının önünde engel olunsa içeriden devam edecekti!
REİNA neden tesadüfen değildi!
Neden seçilmişti!
Garip ama ERGENEKON bu mekanla ilinti kurulup başlamıştı!
Bombalar, orada çalışanlar falan filan… İlişkileri hatırlayın… İspanyolca 'REY' KRAL, 'REİNA' ise KRALİÇE demekti! Birileri KRALİÇE'yi hedef alıyordu! İspanya'da COPA del REY vardır! Futbolu bilenler hatırlar! KRAL KUPASI… KRALİÇE ile olan hesaplaşma ise REİNA'da görüldü… Kanlı finali burada yaptılar!
Biz bilmeyiz ama CIA'nın içinde NATO ile bağlantılı bir ekip vardır… SUİKAST TİMLERİNİ BUNLAR ÖRGÜTLER: Bilinen adıyla gizli orduların gizli tetikçilerini… İşte bunlardan 20'si TÜRKİYE'de şu an!
Öyle ya da böyle sızıp giriyorlar.
İçeriden de destek vardır muhtemelen.
Hep böyle olur zaten!
AMERİKA, İNGİLİZLER'in Türkiye'de rol çalmasından, öne çıkmasından çok rahatsız. Oluşan diplomatik ve siyasi atmosferde kendilerini göremeyen ABD, NATO ve CIA'yı kullanarak geliyor! Ama mesajları gayet açık… Parmak izlerini kartvizitlerini bırakıp gidiyorlar. İngilizler her zaman olduğu gibi yumuşak bir şekilde sızıp kontrolü ele geçirirken Amerika ise fil gibi geliyor. Arada ciddi tarz farkı var. Ama acıyı çeken biziz… Bizim çocuklarımız.
Atatürk Havalimanı ile Reina saldırısı TÜRKİYE'yi güvensiz bir yer ilan etmenin dışında BOĞAZ'a da büyük mesaj veriyordu. İnanın Reina'da o gece kimlerin olacağını biliyorlardı. Bilirler!
Yerli yabancı herkesi hedef aldılar! "SİZİ DÜNYADAN KOPARTIRIZ!" demek için… Eğlence dünyasının manastırıdır Reina! VURDULAR. Hedef Reina ve içerideki masum gençler olsa da öyle görünse de asıl mesaj KRALİÇE ELIZABETH'eydi! ANADOLU iki tarafın meselesi olduğu için HESAPLAŞMA Reina'daydı!
Olaylara böyle bakalım.
Vuranlar dış politikamızı değiştirmemizi istiyorlar.
Gelme nedenleri bu! Ankara da kendi bildiği yoldan yürümek istiyor.
Haklı olarak… İki ateş arasındayız anlayacağınız… Biz kazanacağız ama canımız yanacak. Yıkamasalar da gelecekler. EL ELE, OMUZ OMUZA OLALIM… BİRBİRİMİZİ ANLAYALIM… ŞAKASI YOK!
Bu tür operasyonların panzehiri birlik, bütünlük ve kardeşliktir... KARDEŞİZ BİZ! İLAN EDELİM. HERKES DUYSUN!

NOT: Başka önemli ayrıntılar var ama şimdilik yazamayız.

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "pınarslayt" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için pnarslayt+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.

((slayt izle)) Türkiye neden terörün hedefinde?

Bu video kaydı çok önemli konulara değiniyor. Bazılarımızı esir alan aşağılık komleks-ini terk etmek zamanı çoktan gelmiş bulunuyor.
Düşmanı gözümüzde büyütmeyelim. Biz yüz yıldır uyutulduğumuz uyuşturucudan kurtulup uyanan bir ülkeyiz.
Not: Görme engelli arkadaşların gruplarının üyesi arkadaşların dikkatine. Video İngilizcedir ve tercüme alt yazılıdır. 
Ancak normal yazı olmadığından maalesef görme engelliler için, normal yazılar gibi okuma imkanı yoktur. Bu yüzden videoda geçen türkçe tercüme alt yazılarını okuyabilecek bir kişiden yardım almaları gerekecektir. Video konusundaki kısa yazıyı buraya taşıdıktan sonra, videonun kısa yolu da o kısa yazının altındadır.
A. D. Şimşek

Türkiye neden terörün hedefinde?

02 Ocak 2017, Pazartesi
Türkiye neden terör saldırılarının hedefi oluyor? Hızla büyüyen Türkiye'ye karşı düzenlenen terör eylemlerinin nedeni Türkiye'nin önünü kesmek mi? Uluslararası politika uzmanı ve gölge CIA olarak da bilinen Stratfor adlı düşünce kuruluşunun yorumcularından George Friedman bu sorulara bakın nasıl cevap veriyor.

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "pınarslayt" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için pnarslayt+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.