6 Ekim 2013 Pazar

((slayt izle)) Fwd: Ali Emre Bukağılı çık karşıma televizyonda!..



---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Antropomorfi <cagdasdrama@gmail.com>
Tarih: 6 Ekim 2013 15:07
Konu: Ali Emre Bukağılı çık karşıma televizyonda!..
Kime:




--
TÜRKİYE ATATÜRK'ÜN ÜLKESİDİR.
http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/

-------------- - - - - - - - -------------
Yazının linki;
http://cemakkilicbiyografi.blogspot.com/2013/10/ali-emre-bukagl-ck-karsma-televizyonda.html

Ali Emre Bukağılı çık karşıma televizyonda!..


Bu yazıyı yazıp yazmamayı çok düşündüm aslında. 

Korktuğumdan, çekindiğimden değil. 

Korkunun benim kitabımda yazmadığını bütün Türkiye biliyor çünkü.

Kendisini Mehdi ilan eden Adnan Oktar’ın reklamına hizmet etmiş olur muyum olmaz mıyım diye çok düşündüm, bütün kaygım buydu yazıya başlarken.

Ancak bazı gerçeklerinde bilinmesini istiyorum.

Biliyorum, Ali Emre Bukağılı daha bu yazıyı bitirmeden çıktısını alıp savcılığa koşturacak.
Çok küçük bir ihtimal ama, umarım cumhuriyet savcısı bu yazımı okuyup, mantık silsilesi içinde yazdığım gerçeklere bakarak Adnan Oktar’ın adamı Ali Emre Bukağılı’nın nasıl bir iftira düzeneği kurduklarını görür.

Çünkü ne Hâkimler ne de savcılar bu zamana kadar tek bir yazımı okumadılar. Okusalardı Cem Akkılıç’ın bloglarında hakaret olmadığını görürlerdi.

Gelelim konumuza…

Ali Emre Bukağılı yandaş TV kanallarını dolaşmaya başlamış ve sözüm ona İslam’ın savunuculuğunu yapıyor. Elbette herkes dinini savunabilir, bunda en ufak bir sıkıntı yok.

Ancakkkk…

Kendisine bir çağrı yapıyorum, Ali Emre Bukağılı çık karşıma televizyonda!..

Hemen şu notu düşmeliyim, benim Ali gibi TV’leri dolaşıp meşhur olmak gibi bir derdim yok. Yüzümü göstermektense, kalemimden dökülenleri okutmak yaşam felsefem oldu. 

İyi ama neden bu teklifi yapıyorum?..

Çünkü Ali Emre Bukağıllı’nın yalan konuştuğunu görüyorum. Bu yalanları konuşurken son derece rahat tavırlar sergilemesi ifrit olmama sebep oluyor.

Ayrıca ben Başbakan’ın söylediği gibi; iftiralarını kanıtlasınlar, kanıtlayamazlarsa müfteridirler, şerefsizdirler demiyorum. 

Burada küçük bir hatırlatma yapayım.

2011 yılında Ali Emre Bukağılı 3 sayfaya yakın iğrenç küfürleri bir araya toplayıp, bu küfürleri Cem Akkılıç bloğunda yazmıştır diyerek savcıya şikâyetçi olmuştu. Hâkime söylemiştim; ‘’ bloglarımda küfür, hakaret yok, Google’dan geçmişe dönük tüm yazılarımın çıktısını talep ediniz, Adli Makamların talepleri karşısında Google bu isteği anında yerine getirir. Sonra üzerime atılan iftira ile Google’ın yolladıklarını yan yana getirdiğinizde nasıl bir iftiraya uğradığımı göreceksiniz’’ demiştim. Hâkim bu mantıklı talebimi yerine getirmedi, bastı cezayı… 

Ali Emre Bukağılı bununla da kalmayarak sahte twitter mesejları montajlayarak şikâyetlerinde hız kesmedi. ‘’Cem Akkılıç yazdığı hakaretleri kabul etti’’ diyerek kurnazlık yapmaya kalkıştı...
Oysa benim kabul ettiğim şey; her tarafında ismimin yazdığı, bütün Türkiye’nin tanıdığı bloglarımdı. 

Bu yazıda işin hukuki derinliğine fazla girmeyeceğim. 4.5 ay ceza aldım ve Yargıtay’a yolladım cezayı. 

Ayrıca aldığım cezada tek bir bilirkişi raporu yok!..

Dönelim birlikte TV’ye çıkma teklifime!..

Ali Emre Bukağılı bana nasıl ulaşacağını bilir. Arasın organize edelim, istediği TV kanalına çıkalım. İsterse Mason diplomalı hocası Adnan’ın kanalı da olur. Tercihi ona bırakıyorum.

O üç sayfa dolusu ağıza alınmayacak küfürleri ben ne zaman yazmışım, bloğumun neresinde o hakaretler var programda göstersin!.. Bütün Türkiye görmüş olsun…

Bu kadar kendisinden emin tavırlar sergileyen kahraman Ali’nin bu teklifimi geri çevireceğini sanmıyorum.

Haklı olduğuna inanan adam çıkar karşıma televizyonlarda.

Hakaretleri sildin, mildin derse, Google blogspot silinen her harfi bile 24 ay saklıyor derim. 

Hâkimlerden rica ederiz, Google’a resmi başvuru yaparlar, böylece gerçek ortaya çıkar.

Ama ben en çok Ali Emre’nin programda yüz ifadesini merak ediyorum.

Kendisinden bir ricada bulunacağım. Zaten yazdığım her yazıyı şikâyet ediyor. Hiç değilse bu yazıyı şikâyet etmesin ve çağrıma kulak versin. 

Kozlarımızı TV’de belgelerle gösterelim.

Haydi Ali Emre Bukağılı çık karşıma televizyonda!..

Söz; program çıkışı boğazda rakı-balık benden…


Cem Akkılıç
6 Ekim 2013

NOT: En son savcılığa ifade vermeye gittiğimde savcının kaleminden öğrendim. Bu adamın tamı tamına 160 şikâyet dilekçesi varmış. Düşünün tüm ülkede binlerce savcılık var. İnsanın aklına ister istemez şu geliyor; Adnan ve adamı Ali’nin hayatı savcılıklara şikâyet başvuruları ile geçiyor. 


Türkiye’de İktidardan korkmayan kaç köşe yazarı kaldı?.. Bir elin parmaklarını geçmez.
Milliyet’ten Mehveş Evin o azınlık köşe yazarlarından birisi.
Ali Emre Bukağılı vakasını çok güzel anlatmış. Yazısı linkte.






--

Görüş, düşünce ve iletileriniz için aşağıdaki haberleşme ağını kullanabilirsiniz

Saygılarımla

kotanlartr@googlegroups.com

 http://groups.google.com.tr/group/kotanlartr?hl=tr

 

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "pınarslayt" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için pnarslayt+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/groups/opt_out adresiniz ziyaret edin.

((slayt izle)) Fwd: Padişah özentisi, ABD-AB hormonuyla beslenen yobazların sonları yakındır




 Ulusal Eğitim Isparta <ispartauedsb@gmail.com>
 6 Ekim 2013 15:30
Padişah özentisi, ABD-AB hormonuyla beslenen yobazların sonları yakındır



Sayı: 2013/12                                                                                                                                                   06.10.2013

 Kod: 32.011.159

    Konu: Padişah özentisi, ABD-AB hormonuyla beslenen yobazların sonları yakındır

BASIN AÇIKLAMASI

(Padişah özentisi, ABD-AB hormonuyla beslenen yobazların sonları yakındır)

Kendisini Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı değil, bir Amerikan projesi olan “Yeni Osmanlı”nın sultanı olarak gören padişah, 11 yıllık cumhuriyet yıkıcılığında tam bir zafer elde edememenin, saltanatı tüm kurumlarıyla yerleştirememenin depresif sıkıntılarını yaşamaktadır.

Bu nedenle de giderek saldırganlaşmaktadır. Hatta kimi vezirlerini yumrukladığı, kimilerini ise tekme tokat huzurundan kovaladığı söylenir, yazılır olmuştur.

Kendisine koşulsuz destek veren Kılıçdar Ağaya, Bahçeci Ağaya, bilumum kadılara, Şeyhülislam Görmedi Ağaya ve sancak beylerine, her icraatına karşı çıkan “çapulcular”ı bertaraf edemedikleri için ateş püskürmektedir.

Özellikle Kılıçdar Ağaya “kılıcını çekip çapulcuların üzerine neden yürümediğinin/yürüyemediğinin”, Kadıların, Sancak Beylerinin ise bu bir avuç Çapulcuyu neden Hüseyin Obama’nın talimatıyla kurduğu  Nemrut Mustafa Paşa Divanında yargılayıp, Bekirağa Bölüğüne tıkmadıklarının yanıtını bir türlü bulamamakta, bulamadıkça da çılgına dönmektedir.

Hamisi ABD ve AB’nin tam desteğini sağlamışken, Bağdat üzerine sefer eylemesi engellenmiş, şimdi fırsat ele geçmiş, tam  Şam üzerine sefer eyleyecekken çapulcular “şavaş istemezüük!” sloganları ile ortalığı ayağa kaldırmışlar, genetik Mirasçısı olduğu Yavuz Sultan Selim, Menderes ve  Özal ın vasiyetlerini yerine getirmesine engel olmuşlardır.   

Padişah; “Etrâk-ı bî idrâk” olan (İdrâksiz Türkler) Türkleri ülke yönetiminden uzaklaştırmak, “imparatorluğu pazarlamakla mükellefim” diyerek toprakları, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını “babalar gibi” yabancılara peşkeş çekmek, Ayyaşların(!) yaptığı lozan  antlaşması yerine Sevr i inşa etmek, Türk Silahlı Kuvvetlerini  lağvederek yerine,  kahramanlık destanı yazan “Polis-i Osmaniye”yi  ihdas ve ihya için TC Anayasası yerine Pentegon ve CİA imalatı “Kanun-ı Esasî’yi” yerleştirecekti. 

Ecdadı Yavuz Sultan Selim’in şeyhülislamı Müftü El Hamza’nın “Kızılbaşlar kâfir ve dinsizdirler. Öldürülmeleri vacip ve farzdır” fetvasının gereğini yerine getirecek, okulları Medreseye dönüştürecek, devlet işlerini “ülema”ya danışarak yürütecek, açık saçık gezen kafir(!) kadınları kırbaç cezasına çarptıracak, olmazsa “recm” cezası verecekti. Oğullarını, kardeşlerini, yandaşlarını ecdadı gibi iple boğdurmak yerine paraya boğacaktı.

Ama olmadı. Dışarıdaki hamileri “seni kubura süpüreceğiz, zamanıdır!” demeye başladılar. İçeride, sayıları tahmininin üzerinde olan  çapulcular, sanki nefret ettiğini bilmezlermiş gibi  inadına “Mustafa Kemalin Askerleriyiz!” diyerek sokaklara döküldüler. Padişah, hem içeride, hem dışarıda iyice yalnızlaştı ve köşeye sıkıştı. Bu nedenle saldırganlığı her geçen gün artmaktadır. Bundan sonra daha da saldırganlaşacaktır.

Ama yağma yok.  1920’lerde yağmacıları, Sevr histerisine tutulmuş işbirlikçileri “Kubura” süpüren bu halk “yetti gayrık”  diyerek ayağa kalkmıştır.

Ülkemizi yıkıma götüren “Padişahlık”, “Hilafet” ve “Osmanlı” özlemcilerine, Hain sultan Vahdettin’e özenenlere, Ülkenin kafasına çuval geçirenlere,  ABD uşaklarına ve Avrupa Birliği ajanlarına, kanla, irfanla kazanılıp kurulan Kemalist Cumhuriyeti yıkıp,  yerine hastalıklı bir Osmanlı Devleti karikatürü kurmak isteyenlere hak ettikleri ders verilecektir.

Padişah özentisi, ABD-AB hormonuyla beslenen yobazların sonları yakındır. Ülkemizde sömürücüleri, işbirlikçileri, gericileri durdurabilecek, “kubura süpürecek” büyük güç ayağa kalkmıştır. Önümüzdeki görev bu gücün örgütlenmesi ve siyasi kavgasını büyütmesidir.

YÖNETİM KURULU ADINA:                                                                                                                           Mahmut ÖZYÜREK

                                                                                           ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ

ISPARTA ŞUBE BAŞKANI




--

Görüş, düşünce ve iletileriniz için aşağıdaki haberleşme ağını kullanabilirsiniz

Saygılarımla

kotanlartr@googlegroups.com

 http://groups.google.com.tr/group/kotanlartr?hl=tr

 

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "pınarslayt" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için pnarslayt+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/groups/opt_out adresiniz ziyaret edin.

5 Ekim 2013 Cumartesi

((slayt izle)) İLİK ARANIYOR... 7 YAŞINDAKİ MELİS İÇİN...1,5 AY ÖMRÜ KALMIŞ...

--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız:
Google Grupları "pınarslayt" grubu.
İlginc buldugunuz POWER-POİNT (SLAYT-PPS) yayinlandigi gruptur. Sizinde paylasacaginiz slaytlar varsa gonderin. mutlaka eki slayt olsun
*Herkese açık web sitesi*
http://groups.google.com/group/pnarslayt
*E-posta*
pnarslayt@googlegroups.com
 
 
 
kaliteli slayt grubu
 
 
 
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/pnarslayt?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "pınarslayt" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için pnarslayt+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için, https://groups.google.com/groups/opt_out adresiniz ziyaret edin.